MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 02/04/2012 – 30/06/2014 tarihleri arasında davalı şirkettin ... Lojistik Merkezinde Operasyon Müdürü olarak çalıştığını, davalı şirketin organizasyon yapısında değişiklik yapıldığını, Türkiye Operasyon Müdürünün kendi görevi ile birlikte ... Lojistik Merkezi Operasyon Müdürlüğü görevini de yürüteceği ve davacının başka bir görevde istihdam edilemeyeceği ileri sürülerek iş akdinin feshedildiğini, feshin haksız ve geçersiz olduğunu iddia ederek davacının işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davalı şirket Yönetim Kurulu kararı ile şirketin iş yapış şeklini değiştirme ve şirketin şube, acente, personel, tedarikçi, müşteri sayısının yeni işin gerektiği sayıda azaltılmasına karar verildiği, karar doğrultusunda Türkiye Operasyon Müdürünün mevcut görevi uhdesinde kalmak kaydıyla ... Operasyon Müdürü görevini yürütecek olması nedeni ile davacının iş akdinin İş Kanunu'nun 18.Maddesi gereği geçerli nedenle feshedildiğini, davacının davalı şirkete ... Lojistik Merkezi'nde Operasyon Müdürü olarak çalıştığını, işveren vekili veya yardımcısı olduğunu, işletmeyi sevk ve idare ettiğini, personel işe alma ve çıkarma yetkisi bulunduğundan iş güvencesi hükümlerinden faydalanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı şirket yönetim kurulunun 29.03.2013, 28.02.2014 ve 21.03.2014 tarihleri işletmesel kararları sonucunda şirketin 2013 yılı başında 58 şube ve 30 acente sayısının yıl sonunda 16 şube ve 2 acenteye 825 olan işçi sayısının 430’a düştüğü, 2014 yılı ay bazında çalışan işçi sayısında azalma olmadığı işten ayrılanların büyük bir kısmının istifa nedeniyle işten ayrıldığı davacının yerine başka bir işçinin getirtildiği bu işçinin aynı zamanda genel merkezde operasyon müdürü olarak görev yaptığı fesih öncesi ve sonrasında yeni bir personelin alınmadığı şirketin 3 yıllık verileri incelendiğinde satışlarında azalma olduğu 2013 yılında bu satışların %63 oranında azaldığı fesih yılında bir önceki yıla göre %56 düştüğü zararın bir önceki yıla göre %61 arttığı fesih yılında ise şirket zarararın bir önceki yıla oranla %122 oranında azaldığı bu anlamıyla işletmesel kararların haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).
Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi 30.06.2014 tarihinde şirketin küçülmesi yönünde yönetim kurulunun aldığı karar gereği organizasyonel değişikliğe gidilmesi nedeniyle Türkiye operasyon müdürünün davacının görevini de yürütecek olması ve davacının başka bir görevde çalıştırılma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17-18. Maddeleri uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında davalı tarafça CD ortamında davalı şirketin istihdam bilgileri ve fesih öncesi ve sonrası işe alınanların listesi sunulmuştur. Yine yargılama sırasında bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda 2013 yılında %52 oranında azalma bulunduğu ancak 2014 yılı içerisinde tekrar küçülme kararı gereği personel sayısında bir azalma olmadığı tespit edilmiştir. Gerçekten raporda davalının 2014 yılı ocak ayında çalışan sayısı 461 olarak görünürken aralık ayında bu sayının 457 olduğu ay ay çalışan sayısında ufak azalmalar ve artışlar bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar davalı küçülme yaşandığından bahisle organizasyonel değişikliğe gidildiğini ifade etmişse de 2013 yılı içerisinde şube ve acentelerin sayılarının değiştiği, işçi sayısında 2014 yılında bir azalma olmadığı, küçülme iddiasının somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Yine davalının sunduğu bilgilerden 2014 yılı içerisinde değişik mevki ve görevlerde 241 işçinin işe alındığı da görülmektedir. Küçülmenin yaşandığının belirtildiği 2013 yılında küçülme nedeniyle işten çıkarılan işçilerin açtıkları işe iade davalarında feshin geçersizliğine karar verildiği ve bu kararların Dairemizce onandığı anlaşılmaktadır (2014/30669 Esas - 2015/819 Karar; 2015/13302 Esas - 2015/21311). Davacıdan sonra aynı nedenle işten çıkarılan işçinin açtığı işe iade davasında aynı mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiği ve Dairemizin 02/03/2016 Tarih, 2015/26139 Esas, 2016/4616 Karar sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını kanıtlama yükümlülüğü altında olan davalının davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 618.20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 13/04/2017 günü karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy