MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı/Davalı İsteminin Özeti:
Davacı ... davalı vekili, müvekkilinin 01.09.1987-30.11.2011 tarihleri arasında çalıştığını, 04.04.2003 tarihinde emeklilik için SGK’ya müracaat ederek emekli olduğunu, ancak şirkette çalışmaya devam ettiğini, emeklilik sırasında kıdem tazminatı ödendiğini, 25. yılı doldurmadan işten çıkarıldığını, hizmet yılı primi ve saat hediyesi çalışma süresinin 25 yıla oranlanması suretiyle verilmesi gerekirken 25 yılı doldurmadığı gerekçesiyle hizmet yılı primi ve saat hediyesi verilmediğini ileri sürerek, fazla çalışma, hizmet yılı primi alacağı, saat hediyesi alacağı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı/Davacı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacı ... davalı işçinin 30.11.2011 de işine son verildiğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, şirketi ibra ettiğini, dönem dönem arızi olarak teşvik amaçlı verilen primlerin şirketin bütçesinin uygun olduğu dönemlerde tek taraflı inisiyatifle verilen primler olduğunu, hizmet akdinde hizmet yılı primi veya saat hediyesi verileceğine ilişkin bir hüküm olmadığını, ayrıca bu uygulamanın işyerı uygulaması haline gelmediğini, davacıya işten ayrılmasından sonra 3 net maaş olarak ikramiye ödendiğini savunarak, davacının taleplerinin reddine, karşı dava olarak şirketin yıllardır bünyesinde çalıştırdığı doğruluk ve bağlılık prensibi doğrultusunda sadakat beklediği çalışanı tarafından özel belgelerin izinsiz olarak kopyalanarak şirket dışına çıkarılması sebebiyle mağdur olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat alacağının davacı ... davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı işçinin hizmet süresinin 24 yıl 3 ay olduğu, bilirkişi raporu sunulduktan sonra davalı ... vekilinin ıslah ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, 16.04.2015 tarihli rapordaki veriler esas alınarak zamanaşımından etkilenen dönemler için resen hesaplama yapıldığı, davacı işçi 25. yıl primi ve saat hediyesi alacağı olduğunu beyan etmiş, tanıklar da bu hususu teyit etmiş ise de davacı işçinin işyerinde 25. yılını doldurmadığı, davacının 25. yıl primi ve saat hediyesi alacağını engellemek amacı ile kasten yapılmış bir fesih olgusunun ortaya konulamadığı, bu yönü ile davacı ... davalının taleplerinin reddine, davalı ... davacının davacı işçinin özel belgeleri izinsiz olarak kopyalayarak şirket dışına çıkartması sebebiyle mağdur olduğunu beyan ederek manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de işverenin ne şekilde mağdur olduğu ve haksız olarak ne şekilde kullanıldıkları net olarak ortaya konulamadığından bu yönü ile davanın reddine, davalı ... davacıya ödenen 3 maaş tutarı olan 17.854,35 TL'nin sadık ve güvenilir personel olması nedeni ile verildiğini, ancak açılan davada sunulan bir kısım belgelerden bu kanaatlerin doğru olmadığının ortaya çıkması nedeni ile ilgili ödemenin geri alınmasını talep etmiş ise de bahse konu belgelerin davacının isteği üzerine işverenin Mahkemeye sunması gereken belgeler olduğu, işçi tarafından bu kayıtların dava dışında işveren aleyhine kullanıldığına dair dosya kapsamında bir veri bulunmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ... davalı ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava kısmi dava olarak açılmış olup, davalı vekili usulüne uygun olarak süresi içinde cevap dilekçesi vermiş ancak zamanaşımı def'i ileri sürülmemiştir. Bilirkişi raporu ile alacak miktarları hesaplandıktan sonra 08.10.2014 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiş, davalı taraf ıslaha karşı da yasal süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır.
Davalı vekili 15.12.2015 tarihinde cevap dilekçesini ıslah ettiğini belirterek, bu yolla davaya karşı zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, Mahkemece hem davaya hem de ıslaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmüş gibi re'sen hesaplama yapılarak fazla çalışma alacağı yönünden hüküm kurulmuştur.
Cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle sadece davaya karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmüş olmakla ıslahtan geriye gidilerek son 5 yıl için hesaplama yapılması hatalıdır. Islaha karşı usulünce ileri sürülmüş zamanaşımı def'i olmadığı dikkate alınarak salt davaya karşı zamanaşımı def'i ile ilgili hesaplama yapılarak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.