MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.09.2003 tarihinden beri ve halen davalı şirkete ait Gebze fabrikasında mekanik atölyede çalıştığını, davalı işyerinde çalışan işçilerin Birleşik Metal İş Sendikası'na üye olduklarını, sendika tarafından da 26.06.2013 tarihi itibariyle T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sendikanın işyerinde 61 çalışana karşın 31 üye işçinin bulunduğu gerekçesi ile çoğunluk tespitine karar verildiğini, işyerinde sendikanın varlığını istemeyen davalı işveren ve vekilleri aracılığı ile çalışanlarının sendikadan vazgeçirmek için önce bir kısım işçinin iş akdinin feshedildiğini, bir kısım işçinin istifasının sağlandığını, dava tarihi itibariyle de işyerinde 31 sendika üyesinden istifa eden ve iş akdi feshedilenlerden sonra Şubat ayında istifa eden 6 işçiden sonra işyerinde 5 sendika üyesinin kaldığını, davalı işveren şirket vekilleri eliyle, işyerinde çalışanlar arasında sendikalı/sendikasız işçi ayrımı yaratarak, işçilik hakları ile çalışanları " terbiye" etmeye yeltendiğini ve uygulamayı da uzun bir süredir de sürdürdüğünü, bu konuda; sendika tarafından üye işçiler üzerindeki sendikal baskının sona erdirilmesi için yazışmalar yapıldığını ve sonuç alınamadığını, sendikanın çoğunluk tespitinden sonra Temmuz ayında belirlenerek ödenen Haziran zammının sendikalı işçilere ödenmediğini, ramazan ve kurban bayramlarında (Temmuz ve Ekim aylarında) ödenen 1/2 aylık ücret tutarındaki primin sendikalı işçilere verilmediğini, yılbaşında verilen 1 aylık ücret tutarındaki primin sendikalı işçilere ödenmediğini, Temmuz ayından yılbaşına kadar ay başında ödenen aylık ücretlerin sendikasız çalışanlara zamanında ödendiğini, sendikalı çalışanlara geç uygulamadan işveren vekillerinin Cumhuriyet Savcılığına şikayetten vazgeçildiğini, sendika üyeliğinin güvencesi uluslararası ve ulusal mevzuat ile koruma altına alındığını, gerek İLO sözleşmeleri gerekse Anayasa'nın ayrım yasağına ilişkin 10. ve sendikal haklara yönelik 51. maddesi, mülga 2821-2822 SK yerine ikame edilen 6356 sayılı sendika ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 25. maddesi ile güvence altına alındığını, yasanın 25.maddesi sendikal güvenceyi işe girişte, hizmet akdinin devamı sırasında ve işçinin sendika üyeliği ve sendikal faaliyete katılması sonucu iş akdinin feshinde ayrı ayrı koruma altına aldığını ve 12 aylık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminat ile müeyyidelendirdiğini beyanla; sendikal tazminat alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; sigortalının işe giriş tarihinin 01.03.2013 olduğunu, İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 10.07.2012 tarih ve 12259261 sayılı yazısı gereği davacının 506 sayılı yasanın 81. maddesi gereğince 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesine istinaden kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde işyerinden ayrıldığını ve kıdem tazminatının kendisine ödendiğini, bu kerre yasal haklarını alarak ayrılan davacı 01.03.2013 tarihinde tekrar müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, davacının önceki yasal haklarını alan davacının iş akdinin başlangıç tarihinin 01.03.2013 olduğunu ve halen müvekkili işyerinde çalışması devam ettiğini, müvekkili şirketin piyasa sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşayan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebepler ile yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinde daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebepler dolayısıyla, işletmenin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle davacı dışındaki birkaç çalışanın sözleşmesini feshetmek orunda kaldığını, nitekim müvekkili şirket fesihten önce fazla çalışmalarının kaldırdığını, Temmuz 2013 ayı sonları ile Ağustos ayı bayram sonuna kadar işçilere iş olmadığından izin verilmek zorunda kalınıldığını, hattı bir kısım işçilerin zorunlu olarak ücretsiz izne gösterilmesi ile karşı karşıya kalınıldığını, davacının müvekkili şirkette daha önce çalışıyor olması ve en sonda 01.03.2013 yılında tekrar işe başlaması gibi hususlar dikkate alındığında davacı işçi ile işveren arasında bir sorun olsaydı tekrar işe alması gerekmediğini ve almadığını, 01.03.2013 tarihinde ikinci defa işe başlayan davacının iş akdinin işveren tarafından davacı sendika üyesi olduktan sonra da 6 aylık süre dolmadan feshedebileceğini, diğer işçilerin iş akdi 2013 yılı Temmuz ayında feshedildiğini, davacının 6 aylık süresinin ise 2013 yılı Eylül ayında dolduğunu, bu açıdan müvekkili şirkete işyerinde sendikal sebeplerle kötüniyetli uygulama yaptığı şeklindeki beyanların gerçeklerden yoksun olduğunu, müvekkili şirket ekonomik sebebiyle ödemelerde bazen ödemelerde bazen gecikme yaşandığı hususunun doğru ise de, bunun işletmenin içinde bulunduğu ekonomik sebeplerden kaynaklandığını, nitekim aleyhine açılan davalarda yüklü miktarda tazminatların ödeme ile karşı karşıya kalındığını ve ödeme güçlüğü doğduğunu, nitekim büyük bir sipariş alındığını ve iptal sebebiyle hem peşinatın iadesi ve hem de karşı şirketin 1.900.00 USD gibi yüklü miktarda tazminat talebi ile karşı karşıya kalınması gibi ticari sebeplerden dolayı ödemeler konusunda sıkıntı yaşadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere dayanılarak " sendikal tazminatın, iş akdinin sendikal nedene dayalı olarak fesih edildiği iddiasına dayandırılması gerektiğini, somut olayda davacının iş akdinin emeklilik sonrasında da devam ettiği, dava açıldığı tarihte de iş akdinin devam etmekte olduğu anlaşılmakla; yasal düzenleme ve HMK.nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği iş akdi devam eden işçinin sendikal tazminat talep hakkının bulunmadığı ve işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının tazminat talebinin dayanağı 6356 sayılı Yasa'nın 25. maddesi kapsamında olup fesih hali dışında da 25. maddenin 1. 2. 3. fıkralarına aykırılık halinde ayrıca sendikal tazminata hükmedileceği 4. fıkrada ele alınmıştır. Mahkemenin karar gerekçesinde dayanılan 5. madde fesih halindeki sendikal tazminata yöneliktir.
İşçinin 6356 sayılı Yasanın 25/1.-2.-3. maddesine dayalı sendikal tazminat talebinde bulunması halinde iş aktinin devam edip etmemesine bakılmaksızın davanın esasına girilmesi gerekirken mahkemece yasal düzenleme yanlış yorumlanarak sendikal tazminat talebinin fesih şartına bağlanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy