MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının ... Alışveriş Merkezi'nin açılışından bir gün önce ( 28 Ekim 2007) davalı şirkete ait Sarar Mağazası'nda çalışmaya başladığını, davacının iş akdinin 03/01/2014 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, ancak işveren 18/12/2007 tarihinde SGK 'ya işe giriş bildiriminde bulunduğunu, davacının iş akdinin son bulduğu tarihten sonra 2014 yılı Mart ayında davacının çıkışının kuruma bildirildiğini, davacının son ücretinin 1.100,00 TL olduğunu, işverence ücretinin 250,00 TL'sinin avans olarak ayın ortasında, geriye kalan kısmının ise aybaşında banka kanalı ile ödendiğini, davacının haftanın 6 günü 11:00-21:00 veya 12:00-22:00 saatleri arasında çalıştığını, haftada bir gün hafta tatili yaptığını, ... Alışveriş Merkezi 'nin bir yaz sezonunda kapanışın 23:00 olması nedeni ile belirtilen saate kadar çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram - genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin, davacının çalıştığı farbrikayı ekonomik nedenler ile kapadığını, davacıya ihbar bildirimi yapıldığını, firma çalışanlarının mağazanın marka sahibi olan fabrikaya devri üzerine çalışmaya devam ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiğini, davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı işverenlikte 18/12/2007-03/01/2014 tarihleri arasında 6 yıl, 16 gün çalıştığı, dosyadaki bilgi, belge ve deliller göz önüne alındığında iş sözleşmesinin işveren tarafından 03/01/2014 tarihinde feshedildiği sonucuna ulaşıldığı, davacı 6 yıldan fazla aynı iş yerinde çalıştığı, bu kadar uzun süre çalışan bir işçinin tazminatlarından vazgeçecek şekilde iş akdini feshettiği somut, inandırıcı, yeterli deliller ile ispatlanması gerektiği, aksi halde işverenin feshinin kabul edilmesi gerektiği, dosyaya sunulan rapor ve tanık anlatımları davacının çalışma süresi, ihtarnameler birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin feshinin işveren tarafından yasaya aykırı şekilde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle bilirkişi tarafından hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatının davacıya ödenmesine karar verildiği, davacının bilirkişi raporunda belirtildiği gibi fazla mesai yapıldığını, genel tatil günlerinde çalışıldığını kanıtladığı, davalı işveren bu çalışmaların ve bilirkişinin belirlediği ücret alacağının karşılığının davacıya ödendiğini imzalı ücret bordroları veya eş değer yazılı belgelerle ispat edemediği, bir kişinin sürekli olarak fazla mesai yapması ve genel tatil günlerinde çalışması hayatın olağan akışına uygun olmadığından belirlenen çalışma sürelerinden takdiren % 30 oranında indirim yapıldığı, davalı taraf davacının yıllık izinlerini kullandığını veya iş akdinin feshinden sonra bedelinin davacıya ödendiğini ispat edemediği, yıllık izin ücreti bakımından da talebin kabulüne karar verildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, uyuşmazlık konusu fazla çalışma ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağından bilirkişi raporunun sunulmasının ardından davacının 6100 Sayılı Kanunun'un 107/2. maddesine uygun olarak iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesiyle talep edilen miktarın artırmasına imkan tanımakta, sonradan arttırılan miktarın davalının zamanaşımı savunmasından etkilenmediği kabul edildiği, ayrıca hüküm altına alınan alacak miktarlarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, Mahkeme tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı kanaatine varıldığından, kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemleri yönünden faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiği, her ne kadar davacı vekilinin yıllık ücretli izin alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalı vekilinin yıllık ücretli izin alacağının hesaplanmasına ilişkin iş yeri kayıtlarının harç tamamlama dilekçesinin sunulmasından sonra dosyaya ibraz edilmesi neticesinde ek rapor alınması suretiyle hesaplama yapılmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, HMK'nın 327/1. maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama gideri verilmesi yoluna gidilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücretinin ve ulusal bayram genel tatil ücretinin tanıkların davacı ile çalışmaları nedeni ile bildiği dönem için hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
İlaveten, davacı tanıklarından ...nin davacı ile aynı mağazada çalışmadığı, bilgisinin duyuma dayalı olduğu intibaı doğmaktadır. Davacı tanığı ...nin davacı ile birlikte aynı mağazada çalışıp çalışmadığı tespit edilerek aynı mağazada çalışmadığı dönem için bu davacı tanığına göre fazla mesai ücreti ve ulusal bayram - genel tatil ücreti hesaplaması yapılmamalıdır.
Diğer yandan, fazla mesai ücreti bakımından, bilirkişi raporundaki "dini bayramların 10 gün öncesinde 10:00-22:00 saatleri arasında, 1,5 saat ara dinlenmesi ile çalışılması sonucunda 18 saat haftalık fazla mesai yapıldığı” sonucuna nereden ulaşıldığı anlaşılamamaktadır. Bu hesaplamayı doğrulayan bir tanık beyanı bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından bu kabulün neye dayandığı denetime elverişli şekilde ve sübuta erdirici gerekçeleri de açıkça ortaya konarak belirtilmelidir. Bu kabulün sübutuna dair yeterli delil olup olmadığı Mahkeme tarafından denetlenerek, bu kabulün sübut bulmadığının anlaşılması halinde haftalık 18 saat fazla mesai çalışması kabul edilmeksizin, dini bayramların 10 gün öncesi dönemler için de diğer dönemler gibi yukarıda açıklandığı üzere fazla mesai çalışması ele alınarak sonuca ulaşılmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/04/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy