MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 26/08/2003 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen sigorta girişinin 14/03/2004 tarihinde yapıldığını ve maaşlarının sürekli gecikmeli olarak ödenmesi ile son 3 aylık (Mart-Nisan ve Mayıs) maaşlarının da ödenmemesi nedeniyle iş akdini 06/06/2011 tarihinde haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ücret ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2014 tarih, 2014/5608 Esas, 2014/13011 Karar sayılı kararı ile, “Somut olayda, davalı yargılama aşamasında duruşmaya katılmamış ve delil de bildirmemiştir. Ancak, temyiz dilekçesinin ekinde yıllık izin belgeleriyle içinde ulusal bayram genel tatil alacağı tahakkuku bulunan ücret bordroları ibraz etmiştir. Borcu sona erdiren bu belgelerin mahkemece değerlendirilmesi için karar bozulmalıdır. Ancak ilgili yasal düzenleme gereği, karar tarihi olan 24.12.2013 tarihine kadar yapılmış tüm masraflardan davalının sorumlu tutulması gereği karar verilirken gözönünde tutulmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında vekâlet ücreti noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davalının yargılamada kendisini vekille temsil ettirmediğinden, hüküm fıkrasında davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin “-red miktarı yönünden 1.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,” şeklindeki paragrafın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.