MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15/09/1998 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını asgari geçim indirimi dahil net maaşının 790,00 TL olduğunu, yemek yardımı ve servisin bulunduğunu, 14/05/1986 tarihinden bu yana davacının sigortalı çalıştığını, 15 yıl 3600 gün prim ödeme şartını yerine getirdiğini, SGK tarafından kendisine verilen belge ile davalı işyerine başvuruda bulunarak kıdem tazminatının ödenmesini talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının kurumun işçisi olmadığını, asıl işverenin müteahhit yüklenici firmalar olduğunu, davacının çalıştığı işin bir bütün olarak anahtar teslimi ihale edildiğini, müteahhitlere ihale edilen işlerin bir bölümünde kesinlikle kurumun kadrolu işçilerinin çalıştırılmadığını ihale makamı olan kurumun davacının 3 aylık ücret alacağı dışındaki diğer alacaklarından sorumlu olmadığını, davacının ücret alacağının bulunmadığını yüklenici ile aralarında imzalanan sözleşme gereği işçilerin sözleşme ve iş kanunundan doğan ücret ve her türü hakların yükleniciye ait olduğunu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın yüklenici firmalara ihbar edilmesi gerektiğini, davacının çalışmasının kesintili olduğunu faiz talebinin haksız olduğunu sözleşme gereği müteahhitler tarafından sunulan ibranamelere göre davacının asıl işveren olan müteahhitlerinden işçilik haklarından doğan bütün hak ve alacaklarını tahsil ettiğini davacının 02/04/2007-19/04/2012 tarihleri arasındaki işçilik haklarının dava edilebileceğini, çalışılmayan sürelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaması gerektiğini, davacının aynı işyerinde aynı işi yapmadığını, farklı işlerde ve değişik ünvanlarda çalıştığını son çalıştığı firmanın ... ve ... Ltd Şti ortak girişim olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesin talep ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... Temizlik Hiz. Rek. Tic. ve Paz. Ltd. Şti. vekili, davacının firmaları bünyesinde 01.01.2009-31.12.2010 tarihleri arasında kesintili olarak çalıştığını, diğer davalı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin bitimi nedeniyle işçinin işten çıkışının yapıldığını, işin daha sonra başka bir firma tarafından devir alındığını, işçilerin bu firma bünyesinde çalışmaya başladığını, son işveren sıfatı bulunmadığından davacının kıdem tazminatından sorumlulukları bulunmadığını, asıl işverenin işin mahiyeti itibariyle Eti Maden İşletmeleri olduğunu, davada taraf sıfatları bulunmadığını, savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ...'nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece kıdem tazminatının faiz başlangıcı akdin fesih tarihi olarak belirtilmiş ise de, bu tarih kararda açıkça yazılmamıştır. Faiz başlangıç tarihinin hüküm kısmında yazılmaması infazda tereddüt oluşturacağından hatalı olup bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F)SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki "akdin feshi tarihinden itibaren" sözcüklerinin çıkarılarak yerine "akdin fesih tarihi olan 31.12.2011 tarihinden itibaren" tarih ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. Sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, nispi temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.