MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 26/02/1990 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmasına en son ...' daki işyerinde devam ettiğini, 12/04/2013 tarihinde iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, davalı işyerinde insan kaynakları sorumlusu olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca sezon dışı olan 20 Ekim-2015 Mayıs tarihleri arasında en az haftanın 5 günü sabah saat 08.00 akşam en erken 20.00 saatleri arasında sezon içi olan 15 Mayıs - 20 Ekim tarihleri arasında ise haftanın 7 günü sabah saat 08.00 akşam en erken 20.00 saatleri arasında çalıştığını, müvekkilinin yapmış olduğu fazla mesailerini alamadığını iddia ederek fazla mesai alacağı ve hafta tatili alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 20 Ekim ve 15 Mayıs tarihleri arasında mesai saatlerinin haftanın 5 günü 08.00-20.00 arasında olduğunu, 15 Mayıs - 20 Ekim arasında ise haftanın 7 günü 08.00-20.00 arasında olduğu yönünde ki iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sezon dışındaki dönemde işin ciddi şekilde azaldığını ve üretim olmadığını, müvekkili firmanın davacıdan fazla mesai yapmasını talep etmediğini, davacının mesai bitiminden sonra işletme içerisinde bulunan kafetaryaya geçerek burada arkadaşları ile sohbet ettikten sonra işten ayrıldığını, kafetaryada sohbet ederek geçirdiği zamanları fazla mesai gibi talep ettiğini, davacının işten çıkarken imzalamış olduğu protokol ile İş Yasasının 41,42,63. maddeleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde fazla çalışması olmadığını kabul ettiğini, davacının bordroları ihtirazı kayıtsız imzaladığını bu nedenle dava konusu alacakları talep edemeyeceğini, 20 yılı aşkın bir süre bu alacaklarını talep etmeden çalıştığını iddia edemeyeceğini, böyle bir iddianın 20 yıl ileri sürülmemesinin bu alacağın bulunmadığına karine olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ve davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemece hükmedilen fazla mesai ücretinden yapılan takdiri indirim dışında reddedilen bir miktar bulunmamasına karşın, davalı lehine red vekalet ücretine hükmedilmiş ise de Dairemizin uygulaması gereği takdiri indirim nedeniyle reddedilen miktarda vekalet ücretine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin çıkartılarak, yerine;
“5- Kısmi red karineye dayalı makul (takdiri) indirimden kaynaklandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. - 2018/ 8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy