MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait ...ünvanlı işyerinde 03/05/2011 tarihinde ızgaracı olarak işe başladığını, daha sonra aşçıbaşı yardımcısı olarak her iki görevde çalıştığını, çalışmasının 15/07/2014 tarihine kadar kesintisiz devam ettiğini, son ücretinin net 1.300,00 TL. olduğunu, bu tutarın 963,00 TL.sinin banka kanalıyla ve kalanın elden ödendiğini, ancak Temmuz ayında harici ödenen tutarın davacıya ödenmediğini, bu nedenle ücret alacağı taleplerinin olduğunu, yıllık izin kullanmayı ve SGK primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmasını talep eden davacının iş akdinin işverence haksız feshedildiğini, yapılan işin mahiyeti gereği davacının genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde 03/06/2011 tarihinde ızgaracı olarak çalışmaya başladığını, 20/05/2011 tarihine kadar Ali Baba Restaurant'ta çalıştığını, davacının işyerinde uygunsuz hareketler yapması üzerine uyarıldığını, uyarıya rağmen hareketlerini tekrarladığını, 12/07/2014 tarihinde davacının da yer aldığını kavgada kavgayı başlatan kişi olduğunu, bunun devamında davacının 3 gün işe gelmediğini ve buna dair tutanak tutulduğunu, 17/07/2014 tarihinde... Noterliği kanalıyla mazeretsiz olarak devamsızlık yapması ve birlikte çalışan iş arkadaşı ile kavga etmesi nedeniyle iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının ücret alacağı olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili iş akdinin müvekkilinin SGK primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılması ve yıllık izin talebi üzerine davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı vekili ise iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ücret alacaklarının mevcut olması nedeniyle İş Kanunu'nun 24. maddesine göre haklı sebeple feshettiği kanaatiyle kıdem tazminatına ve bir kısım işçilik alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut ve davalı işveren tarafından keşide edilen 17/07/2014 tarihli fesih ihtarnamesinde, davacının iş akdinin 12/07/2014 tarihinde ... isimli başka bir işçiye ağır hakaretlerde bulunarak kavga etmesi ve bu tarihten sonraki 3 gün üst üste işe gelmemesi olgusuna dayalı olarak haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dinlenen taraf tanıkları genel itibariyle davacının fesih bildiriminde adı geçen diğer işçi ile tartıştığını ve hatta kavga ettiğini gerek görgüye gerekse duyuma dayalı olarak doğrulamışlardır.
Davalı işveren tarafından tanzim edilen 15/07/2014 tarihli tutanakta, davacının 12/07/2014 tarihinde Selahattin isimli diğer işçi ile tartıştıklarını ve birbirlerine bıçak çektiklerinin kamera kayıtlarından görüldüğü belirtilmiştir.
Özellikle tanık anlatımları ve dosyada mevcut diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının kavga olayı üzerine işyerini terkedip gittiği, işverenin kavga ve işyeri terke dayalı feshinin haklı olup, davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı anlaşıldığından, kıdem ve ihbar tazminatının bu gerekçeyle reddi gerekirken davacının dahi iddia etmediği işçinin haklı feshi olgusu kabul edilerek kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacının talep ettiği ulusal bayram ve genel tatil ücreti hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması hatalıdır.
4-Yıllık izin ücreti, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda net 1.126,61 TL. hesaplanmış ve davacı vekili tarafından bu miktar üzerinden ıslah edilmesine rağmen, toplam 1.026,61 TL. yıllık izin ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
5-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesinin HMK.nın 297/2 maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.