MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işe gelmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiklerini, taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ancak ihbar tazminatına hak kazanmadığı öte yandan fazla çalışma, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Mahkemenin kararı dairemizin 2015/1106 E. 2016/11531 K. ve 09/05/2016 tarihli ilamı ile "...davacının satış temsilcisi olup satışlardan prim aldığı anlaşılmakla, bilirkişice dışlanan 2012 yılı yine hariç tutularak diğer zamanlardaki hesaplamada yukarıda açıklandığı üzere sadece zamlı kısım (%50) hesaplanarak sonuca gidilmelidir " gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulup, fazla çalışma ücreti bozma ilamına göre hesaplanarak diğer yönlerden kararın kesinleşdiğinden bahisle sadece fazla çalışma alacağı yönünden hüküm kurulup davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dairemizin ve YHGK. 'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi, bozulan karar, sonradan verilen kararın eki niteliğinde değildir. Hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkar.
Hükmün bozulması üzerine mahkemece, davacının talep ettiği tüm alacaklarla ilgili kabul veya ret yönünde HMK.nun 297. maddesine uygun şekilde yeniden hüküm kurulmalı, oluşan en son duruma göre kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine, reddedilen miktar üzerinden ise davalı lehine tek bir vekâlet ücretine hükmedilmeli, ancak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilirken taktiri indirim nedeniyle reddedilen kısım dışlanmalı, harç ve yargılama giderleri de yeniden belirlenmeli, yine mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karardaki hüküm fıkraları faizler de dâhil aynı olmalı ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmamalıdır.
Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile "Mahkememiz bozmadan önceki kararı ile davacının kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ihbar tazminatı, hafta tatil ücreti, genel tatil ücreti yönünden verilen kararlar onanmış olmakla bu talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına " şeklinde karar verilmesi HMK.nun 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy