MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı şirkete ait otelde 2009 yılı Mart ayından 18/03/2013 tarihine kadar ağaç sulama, temizlik, bahçe bakımı gibi işlerde çalıştığını, iş akdinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek;kıdem tazminatı,ihbar tazminatı, fazla mesai ücret alacağı, ücretli izin alacağı ve hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ; davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; ... kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde;davalı işveren tarafından disiplin kurulu kararı ile davacının uyumsuzluk gösterdiği ve uyumsuz davranışlarının devam ettiği, müşterinin odasından para kaybolması ile ilgili olarak odaya davacıdan başka kimsenin girmediği, olayın meydana gelmesinden önce ve sonraki davranışlarının şüpheleri güçlendirdiği ayrıca davacının işletme müdürüne küfür, hakaret ve tehdit edici sözler söylediği gerekçeleri ile davacının iş akdine son verildiği,davalı işyeri disiplin kurulu kararında fesih gerekçesi yapılan 06/03/2013 tarihinde meydana gelen olayların 4857 sayılı İş Kanunun 26. maddesinde öngörülen 6 iş günlük derhal fesih hakkını kullanma süresini geçirildiğinden bu olayların fesih gerekçesi yapılamayacağı, açıktır. 06/03/2013 tarihinde 650 Euronun çalınması ile ilgili davacı sorumlu tutulmuşsa da iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili kolluğa veya Savcılığa suç duyurusunda bulunulmadığı, davacıya isnat edilen ve fesih gerekçesi yapılan suçu işlediğinin sabit olmadığı, yine işverenin olaydan haberdar olduğu 06/03/2013 tarihinden itibaren 6 iş günlük sürenin geçirildiği, dolayısıyla bu olayın feshe gerekçe yapılamayacağı,dolayısıyla iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği kabul edilerek davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına kabulüne,iş akdi devam ederken alınan ibranamenin geçerli sayılmadığı,davacının çalıştığı süre içerisinde tanık beyanları ile ispatlanan fazla mesaisinin bulunduğu anlaşıldığından hayatın olağan akışına uygun olarak %30 oranında takdiri indirim yapıldığı,davacının dinlenen tanık beyanlarından haftada 6 gün çalışıp 1 gün izin yaptığı anlaşıldığından davacının hafta tatili alacağı talebinin reddine,davalı tarafça kullandırıldığı ispat edilemeyen yıllık ücretli izin alacağının kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta fazla mesai ücretinin hesabı uyuşmazlık konusudur.
Dosya içinde davacının kullandığı serbest zaman kullandığına dair belgeler sunulmaktadır. Yasa gereği, iş veren fazla mesailerin karşılığını ücret olarak verebileceği gibi serbest zaman da kullandırabilir. Bu durumda serbest zaman ya da alacak izni gibi kavramlarla fazla mesai karşılığı olarak kullandırılan sürelerin de fazla mesai hesabında dikkate alınması ve yapılan fazla mesainin %50 zamlı olarak kullandırılacak izinlerde mahsup edilerek sonuca varılmalıdır.
Ayrıca davacının kendi imzası bulunan puantaj sunulmuştur. Belgenin incelemesinde, davacının yaptığı fazla mesai karşılığı “0” olarak gözükmektedir. Davacının imzası ile tutulan bu tutanak davacıyı bağlar ve bu aylar yönünden fazla mesai tahakkuku mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişinin bu ayları dışlamadan yaptığı hesaplama hatalı olup hükme esas alınması hatalıdır.
Dosyanın incelenmesinde iş yerinde 2012 yılında birden çok yapılmış Bölge Çalışma Müdürlüğü teftişleri olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, ilgili raporlar getirtilip tüm delillerle birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
3-Dosyaya sunulan bordrolarda ve ibranamelerde yapılan ödemelerin ne amaçla yapıldığı anlaşılamamıştır gerekçesiyle hiç dikkate alınmaması, davalının mükerrer ödeme yapmasına sebebiyet verebilir. Yapılacak iş, taraflardan bu ödemelerin ne için yapıldığı açıklattırılmak ve ilgili alacaklardan mahsubu ile sonuca gitmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüde neden olacağının düşünülmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.