MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, gerçek ücreti sigorta primine esas gösterilmediğindan akdi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai, genel tatil, ücret, haksız kesinti ve yıllık izin alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak kıdem tazminatı ve yıllık izin taleplerinin kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının ücretinin tespiti hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunu'nun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işyerinde 13 yılı aşkın bir süre pazarlama görevlisi olarak çalışan davacının iddia edilen ücretinin belirlenmesinde davacı tanığı muhasebeci Hakan 'ın beyanı da dikkate alındığında emsal ücret araştırması yapılıp toplanan tüm delillere göre sonuca gidilmelidir. Ücretin daha yüksek olduğu yönünde iddia var ise mahkemece ücret araştırması kendiliğinden yapılıp bu hususta bir karar verilmesi gerekeceğinden dava dilekçesindeki delil listesinde emsal ücret araştırmasına yer verilmemesinin önemi bulunmamaktadır. Bu sebeplerle gerçek ücretin araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Taraflar arasında giydirilmiş ücretin hesabında ihtilaf bulunmaktadır.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde, İş Kanunu'nun 32 nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre devamlılık gösteren prim ödemeleri kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.HD. 10.10.2008 gün 2007/27615 E, 2008/26209 K.).
Somut uyuşmazlıkta, davacı ücret yanında prim aldığını iddia etmiş, bu iddia tanık anlatımı ve bordrolarla doğrulanmıştır. Prim ödemesinin tazminatların hesabına esas giydirilmiş ücretin belirlenmesinde dikkate alınmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.