MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı müvekkilinin 01/02/2011 tarihinde davalı ... Otomotiv Otelcilik Tur. İnş. San. Tic. A.Ş.'de eğitim sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, aralıksız ve kesintisiz olarak 07/03/2013 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı davalı işverene ait işyerinde sabah 08:30 akşam 18:30 saatleri arasında çalıştığını, müvekkilinin dini bayramlar ve yılbaşı dışında tüm ulusal bayramlarda ve genel tatillerde çalıştığını, müvekkilinin işyerinde çalışma hayatı boyunca günlük ortalama 10 saatten haftanın 6 günü çalıştığını, haftada 15 saat fazla çalışma yaptığını, ayrıca davalı şirkete ait Fethiye, Alanya ve Isparta'da bulunan işyerlerinde çalışan personele yönelik de eğitimler sunduğunu, buradaki eğitimlerin daha uzun süreli olduğunu ve geceleri gittiği bölgelerde kaldığını, ancak davalı firmanın müvekkiline fazla çalışma ücretlerini ödemediğini, belirtilen sebeplerle davalı tarafa Antalya 8, Noterliği'nin 07/03/2013 tarih, 04304 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının haksız ve yersiz davasını kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının haksız ve yersiz talep ve iddialar içeren ihtarından da anlaşılacağı üzere, 07/03/2013 tarihinde istifa ettiğini, davacı istifa ettiğinden dolayı şirketlerinin kıdem tazminatı sorumluluğunun bulunmadığını, davacının, vekil eden şirketten 3.365,00.-TL ücret aldığını iddia ettiğini, davacının, vekil eden şirketlerinden özlük dosyası ile birlikte sunulan imzalarına havi bordrolarında yazılı ücreti aldığını, fazla mesai yapıldığını kabul etmemekle birlikte yapılsa bile bunun karşılığının ödendiğini, davacının 28 günlük yıllık izin ücreti alacağı iddiasının doğru olmadığını, vekil eden firmalarında bayram ve genel tatil günlerinde, kurumsal yapısı nedeni ile çalışma yapılmadığını, bu nedenle taleplerinin de haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Satış temsilcileri genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışmaktadırlar. Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya davalı işyerinde çalıştığı süre içinde ödenen prim miktarı, hesaplanan fazla mesai ücret alacağından mahsup edilmiş ise de davacıya ödenen primlerin fazla mesai ile ilgisi tespit edilememektedir. Bir başka anlatımla dosyada davacı işçinin fazla mesaisine bağlı olarak priminin de arttığına dair bir veri bulunmamaktadır. Bu sebeple yukarıdaki ilke kararında da açıklandığı üzere ödenen primlerin hesaplanan fazla mesai ücretinden mahsubu doğru olmadığı gibi somut olay bakımından fazla mesai ücret hesabının 0.50 katsayı ile yapılmasının şartları da gerçekleşmediğinden hesaplanan fazla mesai ücretinin ödenen primler mahsup edilmeden daha önceden olduğu gibi karineye dayalı makul indirime tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken ödenen primlerin mahsubu yoluna gidilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy