MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, ücret, ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalının ... Merkez Fabrikasında 01/05/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girdiği tarihten itibaren kesintisiz olarak üretilen ekmekleri üretim bandından alarak ekmek kasalarına yerleştirme işinde çalıştığını, aynı yerde ve tüm hizmet süresi boyunca çalıştığı görevle yaptığı işin mahiyeti değişmediği halde sigortalı göründüğü şirketlerin değiştiğini, söz konusu bu şirketlerin bir nevi bordro taşeronluğu yaptığını, taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, en başından itibaren hukuken geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı işyerinde çalışan farklı taşeron işçisi olarak gösterilen işçilerin ... 4.İş Mahkemesinde açılan işe iade davalarında işçilerin davalı ... Fabrikaları A.Ş'nin işçisi oldukları yönünde hüküm kurulduğunu, davacının iş akdinin 31/12/2011 tarihinde emeklilik nedeniyle son bulduğunu ve davalı işverenlikçe 12/04/2006-31/12/2011 tarihlerini kapsadığı belirtilen bir kısım ödemeler yapıldığını, baştan beri davalı işverenin işçisi olduğu için emsal işçiye ait işçilik ücreti sosyal hakları ve TİS uyarınca ödenmesi gereken ücretlerden yararlanması gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret farkı, ikramiye ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01/05/2009 tarihinde davalı şirket işçi kadrosuna alındığını, davacının 31/12/2011 tarihi itibariyle kendi isteğiyle emekli edildiğini, işe giriş tarihi 01/05/2009 olmasına rağmen kendisine 12/04/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15.519,58 TL kıdem tazminatı ve 4.850,77 TL teşvik prim ödemesi yapıldığını, davacının çalıştığı dönemde sendika üyesi olmadığından TİS tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı işyerinde 01.05.2000-31.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederek alacaklarını talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının işe giriş tarihi iddia gibi 01.05.2000 olarak kabul edilmiş ise de, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden davacının 01.05.2001 tarihinde davalı işveren nezdinde çalışmaya başladığı, bu tarihten önce çalıştığı işyerlerinin davalı işveren ile hukuki ilişkisinin davacı tarafından kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 01.05.2001-31.12.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı dikkate alınarak kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının belirlenmesi gerekirken, işe giriş tarihini 01.05.2000 olarak kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Mahkemece, davacının 20.05.2005 tarihinde sendika üyesi olduğu kabul edilerek davalı işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesinin 39. maddesindeki “01.03.2008 tarihinden önce işe giren ve sendika üyeliği işverene bildirilen işçiler” kıstasına göre aylık ücret tespiti yapılmış ve işçilik alacakları hüküm altına alınmıştır.
Dosyada mevcut sendika üye kayıt fişine göre davacının 20.05.2008 tarihinde sendika üyesi olduğu anlaşılmaktadır. O halde, işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesinin 27. ve 39. maddesindeki “01.03.2008 tarihi öncesinde işe girdiği halde sendika üyeliği bu tarihten sonra işverene bildirilen işçiler” kıstasına göre davacının aylık ücreti tespit edilerek talep edilen işçilik alacaklarının hesaplatılması gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.