MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 03/04/2004 - 13/11/2011 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, son ücretinin net 1.270,00 TL olduğunu, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, 08:00-16:00, 16:00-24:00 ve 24:00-08:00 saatleri arası üç vardiya halindeki mesaiye en az 1 saat önce geldiğini ve 2 saat sonra çıktığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 25/05/2004 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, son ücretinin net 1.200,00 TL olduğunu, kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin banka hesabına yatırıldığını, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci
Mahkemece, toplanan delillere göre davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, bilirkişi raporunda hesap edilen fazla mesai ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretlerinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarafların temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2014 tarih, 2013/20682 Esas ve 2014/5058 Karar sayılı ilamı ile, “Bilirkişi raporunda tanık anlatımlarına göre hesap edilen alacaktan mahkemece hakkaniyet indirimi yapılarak istek hüküm altına alınmış ise de, sunulan 2011 yılına ait bordroların tetkikinde bazı aylarda davacı için milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Bordroların imzasız olması nedeni ile ödeme belgesi ya da banka kaydı olmadığı gerekçesi ile bu tahakkuklar dikkate alınmamıştır. Ancak hakkı ortadan kaldıran ödeme savunması, itiraz niteliğinde olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden banka hesap dökümleri getirtilerek davacıya anılan bordrolarda yapılan resmi tatil tahakkuklarının ödenip ödenmediği tespit edilmeli ve sonucuna göre alacak hakkında karar verilmelidir.
Davacı vekili davasını kısmi dava olarak açmış, bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi vererek alacaklarının miktarını arttırmıştır. Islah dilekçesini duruşmada alan davalı vekili, aynı oturumda süresinde ve usulünce ıslaha karşı zaman aşımı savunmasında bulunmuştur. Bilindiği üzere kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki ücret niteliğindeki işçilik alacakları hakkın doğum tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımına tabi olup davalı vekilinin ıslaha karşı ileri sürdüğü zaman aşımı savunması üzerinde durulup gerekirse ek hesap raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken savunmaya itibar edilmeyerek yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, yukarıda yazılı 2 numaralı bozma nedeni konusundaki eksikliğin tamamlanmasından sonra, 3 numaralı bozma nedenini de kapsayacak şekilde ek hesap raporu almak ve diğer deliller ile birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanılan deliller ve bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Bozma sonrasında hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun 20.04.2015 tarihinde vekilin istifa etmesi nedeniyle davalı asile tebliğe çıkarıldığı, dosyada mevcut tebligat parçası ve davalı tarafın kabulünden anlaşıldığı üzere 29.04.2015 tarihinde tebligatın gerçekleştiği, ilgili tebligatta ve HMK’nın 281. maddesinde taraflara bilirkişi raporuna itiraz etmek üzere iki haftalık süre tanındığı halde bu sürenin dolması beklenilmeden 08.05.2015 tarihinde karar vermek suretiyle davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla kararın salt bu sebeple bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz nedenleri incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy