MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı asil, davalı idarede avukat olarak görev yaptığını, işe girdiği tarihten dilekçe tarihine kadar geçen sürede emanet hesabında bulunan ancak ödenmeyen avukatlık ücretlerinden payına düşen miktar için bu davayı açtığını, iş yerinde 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine bağlı çalıştığını, mevzuata göre karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata aittir hükmü gereğince ödeme yapılması gerektiğini iddia ederek sınıra tabi tutulan, ödenmeyen vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili kurumda 4857 sayılı İş Kanuna göre görev yaptığını, davacının talebinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
... Su ve Atıksu İdaresi (...) Genel Müdürlüğü bünyesinde kadrolu avukat olarak çalışan davacı işçi avukatların takip ettikleri davalarda kazanılan ücreti vekaletlerin dağıtımı bakımından memur olarak çalışan avukatlar için Devlet Memurları Kanunun 146. maddesinde sınırlama bulunduğu halde kendisi gibi iş sözleşmesi ile İş Kanununa tabi olarak çalışan avukatlar bakımından herhangi bir sınırlama bulunmadığından kendilerine belli oranda dağıtılan ücreti vekaletlerin tamamını hak ettiklerinden bahisle talepte bulunmuştur.
Davalı vekili ise; söz konusu ödemenin 1389 sayılı yasanının yerini alan 659 sayılı KHK kapsamında eksiksiz yapıldığını 659 sayılı KHK’nın dağıtım bakımından sınırlama getirdiğini savunmuştur.
Davacı cevaba cevap dilekçesinde ödemenin 659 sayılı KHK hükmüne göre yapıldığı hususuna itiraz etmeyip ,kendileri için uygulanacak hükmün 1389 sayılı kanun olduğunu bu kanunlada ücreti vekaletin dağıtımı bakımından sınırlama getirilmediğini açıklamıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunun Avukatlık ücretinin dağıtımı başliklı 82 maddesi 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saire Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında kanuna atıf yapmış ancak bu kanun 659 sayılı KHK ile kaldırılmış, 659 sayılı KHK’ya konulan hükümde 1389 sayılı yasaya yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ya yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Sonuç itibariyle davacı işçi için uygulanacak mevzuat 1389 sayılı yasanın yerini alan 659 sayılı KHK olup anılan KHK’nın 14/2-a maddesi avukatın vekalet ücretinin %55'ini alacağını düzenlemişken, b maddesi ise alınacak vekalet ücretine 10.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarla sınırlı olmak üzere yıllık ödeme sınırı belirlemiştir.
Sonuç itibariyle davacının iş sözleşmesi ile çalıştığı için takip ettiği davalardan elde edilen ücreti vekaletlerin dağıtımı konusunda mevzuatta kendileri bakımından sınırlama olmadığı şeklindeki iddia yerinde değildir.
Söz konusu vekalet ücretlerinin dağıtımı 659 sayılı KHK’nın 14/2 maddesinin a ve b bendleri ile sınırlanmış olup davalı idarenin ödemeyi bu sınırlamaya uygun olarak yaptığı anlaşılmakla davanın reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle kabulü hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.