MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı şirkette makine mühendisi olarak 23.01.2012-09.05.2012 tarihleri arasında çalıştığını, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve ihbar öneli verilmeksizin iş akdinin 09.05.2012 tarihinde davalı işverenlikçe feshedildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca ücretlerini tam olarak alamadığını, davacı ile davalı işveren arasında aylık 3.000,00 TL net ücret verilmesi hususunda iş akdi kurulduğunu ancak Şubat ayında 1.500,00 TL Mart ayında 375,00 TL, Nisan ayında 3.000,00 TL olmak üzere toplam 4.825,00 TL ödeme yapıldığını, davacının 5.925,00 TL ücret alacağının ödenmediğini iddia ederek, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının şirket politikası gereği asgari sabit ücret artı prim şeklinde çalıştığını, esasen işe gelmeyerek iş akdinin haksız ve önelsiz olarak sona erdirenin davacı olduğunu, davacının işe gelmemesi üzerine davalı şirket tarafından 09.05.2012 tarihinde davacının işine haklı olarak son verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 14/09/2015 tarih ve 2014/19974 Esas, 2015/14830 Karar sayılı ilamıyla “Dosya içeriğinden, davacı vekilinin muhabere yoluyla karar tarihi olan 22.09.2014 tarihinden önce 16.09.2014 tarihinde davasını ıslah ettiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, ıslah dilekçesi dikkate alınmadan dava dilekçesindeki taleplere göre hüküm kurulmuştur. Islah dilekçesinin değerlendirilmemesi hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle davacı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının son ücreti taraflar arasında uyuşmazlık konusu olup davacı net 3.000 TL ücretle çalıştığını iddia etmiş, davalı tanıklarından birisi davacının 2.000-2.500 TL arası ücret aldığını, diğeri ise 2.500-3.000 TL arası ücret aldığını açıklamıştır.
Davacının yaptığı iş ve eğitim düzeyi de dikkate alındığında, iki davalı tanığının da beyan ettiği 2.500 TL net ücretin davacının son ücreti olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken, son ücretin 1.537,03 TL net kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy