MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret, bayram tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı ...'ın işçi olarak davalının İkizdere ilçesindeki işyerinde 11/08/2009 tarihinde çalışmaya başladığını, aylık 900,00 TL net maaş almakta iken 12/05/2011 tarihinde sebepsiz şekilde iş akdine son verildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ücret alacağı ve bayram tatilinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacıya ücretlerin banka kanalı ile ödendiğini, davacının işyerinde çalışırken görev değişikliği yapıldığını, davacının bunu kabul etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilk kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24/02/2014 tarih ve 2013/22634 Esas, 2014/4454 Karar sayılı ilamıyla “1-Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.08.2009 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, aylık ücretinin net 900,00 TL olduğunu, 12.05.2011 tarihinde sebepsiz olarak iş akdine son verildiğini, günde yaklaşık 12-13 saat mesai yapmasına, bayram günleri çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerinin ve yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bordroda gösterilen miktar üzerinden ücret aldığını, fazla mesai yapılması ve bayram günlerinde çalışılması halinde bordrolarda gösterilmek suretiyle ücreti ile birlikte bankaya yatırıldığını, işletmesel nedenlerle görev yeri değişikliği yapıldığını, davacının görev yeri değişikliğini kabul etmeyerek iş akdini kendisinin feshettiğini, tüm hak ve alacaklarını alarak müvekkili şirketi ibra ettiğini, yıllık ücretli izin ücretinin de fesih esnasında hesaplanarak banka hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre iş akdinin davacı tarafça feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacı son ücretinin aylık net 900,00 TL olduğunu iddia etmiş , davalı ise bordroda gösterilen miktar üzerinden ücret aldığını savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları davacının ücretine ilişkin beyanda bulunmamışlar, davalı tanıkları ise davacının ücretinin bordrosundan anlaşılacağını beyan etmişlerdir.
Dosyaya sunulan imzasız ücret bordrolarında ve imzalı hizmet çıkış pusulasında davacının günlük ücretinin brüt günlük 26,55 TL olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı hizmet cetvelindeki son aylık kazanç miktarı olan brüt 918.63 TL üzerinden davaya konu işçilik alacakları hesaplanmıştır.
Mahkemece davacının ücretinin ne olabileceği meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş ve fesih tarihi belirtilerek ilgili meslek odalarından sorularak belirlendikten sonra kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarını bu ücrete göre hesaplattırıp, banka kayıtlarıyla doğrulanan ödemeler mahsup edilmek suretiyle çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği yetkisizlik kararı nedeniyle yargılamaya Rize İş Mahkemesi’nde devam edilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İlk kararda davacının ücreti 918,63 TL brüt olarak kabul edilmiş olup, bu karar aleyhine sadece davalı temyize geldiği ve kararın davalının temyiz talebi üzerine bozulduğu, bozma sonrasında bu defa ücretin 1.258,90 TL brüt olarak belirlendiği anlaşılmakla bu husus, ilk kararı sadece davalı temyiz ettiğinden ücret seviyesi bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali olup, hatalıdır.
3- Fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, taktiri indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının takdiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta, tanık beyanları ile kanıtlanan fazla mesai ile genel tatil alacaklarından takdiri indirim yapılamaması hatalıdır.
4-Davacının ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığı halde ıslah ile arttırılan miktarlara faiz yürütülmesinin HUMK. nun 74. maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralına aykırı olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
5-HMK’nin 176/2. Maddesine göre aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yapabileceği halde davacının yaptığı ikinci ıslaha itibar ile hüküm kurulması anılan yasa hükmüne açıkça aykırıdır.
6- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilk kararı davalı vekilinin temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesi’nin 24/02/2014 tarih ve 2013/22634 Esas, 2014/4454 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili “kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil alacak taleplerini ıslah” ederek bu taleplerini artırmış, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra “kıdem tazminatı ve yıllık izin alacak taleplerini ıslah” ederek yaptığı talep artırımına değer verilerek alınan ek rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra “kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı taleplerini ıslah” ederek yaptığı talep artırımına değer verilerek alınan ek rapor doğrultusunda karar verilmesi, HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.