MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı işyerinde 18/03/2008 - 22/12/2014 tarihleri arasında kasiyer olarak çalıştığını, çalışmasının kesintisiz olduğunu, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini, son yılın yıllık iznini kullanmadığını, son net maaşının 950,00 TL olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müşteriye sattığı ürünün karşılığı parayı aldığını ancak fatura kesilmediğini, müşteriye daha önce kesilen bir faturayı verdiğini, davacının bu şekilde sattığı ürün karşılığı menfaat edindiğini, işyerini zarara uğrattığını, davacının işten ayrılmak istediğini ve 21/12/2014 tarihinde istifa dilekçesi verdiğini, işyerinde 15'er dakikadan 2 çay molası olmak üzere toplam 1.5 saat ara dinlenmesi olduğunu, fazla çalışma yapılmadığını, davacının tüm yıllık izinleri kullandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davalı işyerinde kasiyer olarak çalışan davacının 20/12/2014 tarihinde bir müşteriye sattığı mal karşılığı düzenlenen 121,99 TL’lik faturayı ilgilisine vermediği daha sonra aynı tutarlı başka bir mal için alışveriş yapan başka bir müşteriye yeniden fatura kesmesi gerekirken, fatura kesmeyip önceki müşteriye vermesi gerekirken vermediği, tahsil ettiği bedeli de zimmetine geçirdiği faturayı verdiği, bu müşterinin aldığı ürünü beğenmeyip iade için getirdiğinde bu durumun ortaya çıktığı davacının alınan savunmasında da olayı anlatıp, “yaptığım bu suçu itiraf ediyorum” demek suretiyle eylemi kabul ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir.
Davacı bu eyleminin ortaya çıkması üzerine, işveren açısından haklı fesih sebebi olan bu fiil nedeniyle işveren feshini beklemeksizin, istifa dilekçesi mahiyetinde ibraname de içeren bir dilekçe vermiş olup, davacı yazılı istifasında haklı nedene dayanmamıştır.
Davacı işçi tarafından tek taraflı yazılan dilekçede “kıdem tazminatımı aldım” yazılmasının, bu belge üzerinde davalı işverenin hiçbir onay veya şerhinin olmaması, davalının kıdem tazminatı ödemesi yapmadığının sabit olması, keza yargılamanın tüm aşamalarında davalının istifaen ayrılan davacıya tazminat ödemediğini, çünkü davacının tazminata hak kazanmadığını savunması karşısında sonuca etkisi bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle, yaptığı usulsüz işlemin ortaya çıkması üzerine haklı neden göstermeden iş akdini kendisi fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.