MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi kapsamında "işverenin güveninin kötüye kullanılması nedeniyle" haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, diğer işçilik alacaklarının da bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 26/11/2015 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve yeterli görüldüğünden bu rapora itibar edildiği, toplanan kayıt ve belgeler ile Mahkeme’de oluşan kanaate göre; davacı taraf, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalı işveren ise "işverenin güveninin kötüye kullanılması" nedeni ile iş akdinin feshedildiğini iddia ettiği, iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşıldığı, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde ve haklı nedenle feshedildiği hususunda ispat yükünün davalı işverenliğe ait olduğu, bilirkişi raporuna, tanık anlatımlarına ve dosyadaki diğer kayıt ve belgelere göre iş akdinin haklı nedenle feshedildiği hususunun davalı işveren tarafından ispat edilemediği anlaşılmış, aksi düşünülse dahi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere feshin yasal süresi içerisinde yapılmadığı anlaşıldığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı taraf yıllık izin ücreti alacağı bulunduğunu iddia etmiş olup işçinin yıllık izinlerinin kullandırıldığının ya da izin ücretlerinin ödendiğinin ispat yükünün davalı işverene ait olduğu ancak davalı işverenin bu hususu yazılı bilgi ve belge ile ispat edemediği, bu nedenle bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, fazla çalışma yapıldığının ispat yükünün davacı işçiye ait olduğu, bu hususun tanık dahil her türlü delil ile ispatının mümkün olduğu, davacı tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma yaptığının sabit olduğu, bu alacak kaleminin ödendiğinin ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, ancak bu hususun davalı işveren tarafından yazılı belge ve kayıtla ispat edemediği dosya kapsamından anlaşılmış, bu nedenle bu alacak kalemi yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacının ücret alacağının bulunduğunun sabit olduğu, ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından yazılı kayıt ve belge ile ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davalı işverenin bu hususu kısmen ispatlayabildiği, itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere bu talep yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davalı vekilince ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de dava dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Yargıtay uygulamalarına göre belirsiz alacak davalarında daha sonradan arttırılan ya da ıslah olunan kısımlar için ıslah zamanaşımı itirazının ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davalı vekilinin ıslah zamanaşımı itirazı yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, fesih bakımından;
Davacının görevi mağaza müdürlüğüdür.
30/06/2014 tarihli disiplin kurulu kararında, bölge sorumlusu M.U.A.ın verdiği talimatla ... Hacısiyam mağazasında görev yapan mağaza yönetici vekili A.U. ve eldeki dosyanın davacısı mağaza yöneticisi ...’ın envanter açığını kapatmak amacı ile usulsüz olarak transit firmalara iade kestiği, işverenin güvenini kötüye kullandıklarından iş akitlerinin feshedildiği yönünde açıklamalar bulunmaktadır.
Davalının 30/06/2014 tarihli noterlik kanalı ile keşide edilen fesih yazısında “davacının sorumlusu olarak çalışmakta olduğu ... Hacısiyam mağazasında envanter açığını kapatmak amacı ile usulsüz olarak transit firmalara iade kestiğinin tespit edildiği, işverenin güvenini kötüye kullandığı, bu nedenle iş aktinin haklı feshedildiği” yönünde açıklamalar mevcuttur.
24/05/2014 düzenleme tarihli işyeri tutanağında, envanter farkını azaltmak için hayali transit iade kesildiği hakkında açıklamalar mevcuttur.
Davacıya yönelik 24/05/2014 tarihli savunma talebinde envanter farkını azaltmak için yaklaşık 7800 TL tutarında hayali transit iade kesmek hakkında bir kısım hususlar mevcuttur.
Davacının savunmasında, bölge sorumlusunun bilgisi dahilinde envanter açığını kapatmak için firmalara hayali iade kesildiği, 7800 TL civarı olduğu yönünde açıklamalar ve davacıya atfen imza mevcuttur. Davacı vekili temyize cevap dilekçesinde davacının bölge müdürünün talimatına uymak zorunda kaldığını, aksinin, iş aktinin feshi nedeni olduğunu beyan etmiştir.
Davacı tanıklarından M.U., ki bu tanık Dairemiz tarafından dosyası eldeki dosya ile aynı gün birlikte incelenen benzer dosyanın davacısı olup fesih nedenleri aynıdır, “Ben davalı işyerinde Ağustos 2012- Haziran 2014 yılları arasında bölge sorumlusu olarak çalıştım. Davacı da mağaza müdürü olarak çalışırdı.Ben ...'da göreve başladığımda davacı orada çalışıyordu. Ancak davacı benden sonra işten ayrıldı. Davacı transit firmalara irsaliye kestiğinden dolayı işten çıkarıldı. Bu benim kontrolümle olması gereken birşeydi. İrsaliyelerin benim talimatımla kesilmesi gerekiyordu. Ancak 9 tane mağazaya baktığımdan tarafımdan kontrolü de çok mümkün olmuyordu. Ancak davacı karşı tarafla imza ile elle sıkışarak, müzekare ederek imza alması gerekirken eksik almış, bu uyguluma firmada rutin bir uygulamaydı. Bu durum işten çıkarılma sebebi değildi. O dönemde davalı şirket Türkiye genelinde küçük sebeplerle işten çıkarmalar yapıyordu. Davacı da bu sebeple işten çıkarıldı.”, davacı tanığı G.D. “Ben davalı işyerinde 21/10/2013 tarihinden bu yana çalışıyorum. Ben işe başladığımda davacı bu işyerinde mağaza yöneticisi olarak çalışıyordu. 2014 yılı haziran ayı içerisinde de işten çıkarttılar….Davacının fatura kestiği doğrudur. Ancak faturaları bölge sorumlusunun talimatı ile kesiyordu. Kendisinin fatura kesme konusunda insiyatifi yoktu. Davacının talimatsız bir şekilde fatura kestiğine şahit olmadım.”, davalı tanığı Ş.H. “Ben davacı ...'ı davalı şirkette ben bölge müdürlüğü yaptığımdan dolayı tanırım, davacı şirkette .../Merkez Hacısiyamda mağaza müdürü olarak çalışırdı. … tam tarihini hatırlayamamakla birlikde 2014 yılı 7.ayının başlarında işten ayrıldığını biliyorum. Davacının işten ayrılma sebebi olarak, çalıştığımız firmalara usulsüz hayali iade ürün kesiminden dolayı davalı şirket tarafından işten çıkarıldığını biliyorum.”, davalı tanığı Y.E.T “Davacı ... zincirinin ... merkez şubesinde çalışıyordu, envanter açığı nedeni ile usulsüz işlemini tespit ettiğimiz için sözleşmesini haklı nedenle fesh ettik, usulsüz işlemin nasıl olduğuna ilişkin tespitlerimiz kurumda mevcuttur kendisi tespitleri inkar edemedi … kıdem ve ihbar tazminatı ödenmedi, çünkü haklı nedenle sözleşmeyi biz feshettik” yönünde beyanda bulunmuştur.
Aynı disiplin kurulu kararı ile iş akti aynı nedenle feshedilen A.U.nun dosyası da Dairemizin 2017/ 8492 Esas sayısı ile incelenmiş olup (Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/346 Esas sayılı dosyası) o dosyada kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedildiği, taraflar temyizi üzerine kararın Dairemiz tarafından onandığı Uyap sistemindeki kayıtlardan anlaşılmıştır.
Eldeki dosya kapsamı ve Dairemiz tarafından aynı gün birlikte incelenen feshe dayanak olayın aynı olduğu davacı tanığı M.A’nın dosyasının kapsamı (... İş Mahkemesi 2014/620 Esas) ile Dairemizin 2017/8492 Esas sayısı ile incelenen dosya neticesi birlikte değerlendirildiğinde üst kısımda açıklanan nedenler ile davalının iş aktini haklı nedenle süresi içinde feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Yıllık izin ücreti bakımından;
Dosya kapsamında 2 adet yıllık izin talep formu mevcuttur. Mayıs /2014 ayı bordrosunda bu 2 adet yıllık izin talep formunda istenen yıllık izinlerin 2 gün + 3 gün olmak üzere toplamda 5 gün için yıllık izin tahakkuku yapıldığı görülse de davacının imzası bordroda mevcut değildir. Diğer yandan başka bir kısım bordorda da yıllık ücretli izin tahakkuku görülmektedir. Örnek olarak Nisan /2012 ayı bordrosunda 10 gün yıllık izin tahakkuku vardır, ancak, davacının imzası bulunmamaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda, bahsedilen 2 adet yıllık izin talep formunda izin talep edilmiş olmakla birlikte davacının bu yıllık izinleri kullandığına dair belge, hatta bu talep formlarında amirin “uygundur” yönünde bir şerhi dahi bulunmadığından bu 2 adet yıllık izin talep formu gözetilmemiş, davacının toplam yıllık ücretli izin hakkından son ay olan Haziran /2014 bordrosunda tahakkuk ettirilen yıllık ücretli izin miktarı brüt 1363,92 TL davacının hesaplanan toplam alacağından mahsup edilerek yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır.
Mahkeme tarafından öncelikle yıllık ücretli izin tahakkuku içeren tüm imzalı veya imzasız bordrolar tespit edilmelidir.
Mahkeme tarafından davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilmeli, bordrolar ve bordrolardaki yıllık ücretli izin tahakkukları ve dosyadaki 2 adet yıllık izin talep formu davacı asıla tek tek gösterilerek bu yıllık ücretli izinleri kullanıp kullanmadığı ve var ise davacı asılın sair açıklamaları kendisinden sorularak, davacı asılın bu beyanları incelenip değerlendirilerek yıllık ücretli izin alacağı hakkında sonuca gidilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.