MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, davalının 72.454,00 TL'yi zimmetine geçirdiğini belirterek söz konusu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı şirkette davalı işçinin 28.11.2001-31.01.2005 tarihleri arasında sigorta tahsilat işlemlerinin takipçisi olarak çalıştığını 20.09.2003-29.01.2005 döneminde nakit olarak tahsilatlar yaptığı halde paraları kayıt altına almayarak uhdesine geçirdiğini, davacı iş yerinin davalının yaptığı dolandırıcılık nedeniyle büyük sıkıntıya girdiğini ileri sürerek,72.454,00 TL.'nin dekont listelerinde görülen tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının ücretinin 2003 yılından itibaren kardan pay şeklinde ödendiğini, iş akdinin de karşılıklı anlaşarak feshedildiğini, poliçe bedellerinin ödenmemesi nedeniyle iptal olunan bir poliçe bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararın temyizi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin 2014/8312 Esas, 2014/15522 Karar sayılı ve 07.07.2014 tarihli kararı ile; “Mahkemece yapılacak iş; HMK.'nun 169 ve devamı maddeleri gereği davalı işçiyi isticvap ederek, davacı tarafın iddiaları ve özellikle davacı tarafın dayandığı kayıt ve belgeler hususunda detaylı beyanına başvurduktan sonra, sigortacılık konularında uzmanlardan oluşacak bilirkişi heyetinden davacı tarafın iddialarına cevap veren ve gerek ceza dosyası kapsamında gerekse de temyiz incelemesine konu dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında yer alan tespitler arasındaki çelişkileri giderecek rapor almak ve sonuca göre karar vermek olmalıdır. Eksik inceleme ile davanın reddedilmesi hatalıdır." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda;davalının ... Sigorta A.Ş.'nin acentesi olan davacı sigorta şirketinde işçi olarak çalıştığı, 20/09/2003-29/01/2005 döneminde nakit olarak tahsilatlar yaptığı halde paraları kayıt altına almayarak uhdesine geçirdiği ve tahsil ettiği 72.454,00 TL.'nin davacı şirket tarafından davalıdan iadesinin talep edildiği taraflar arasında ihtilafın davacı işverene ait olan paranın davalı işçinin uhdesinde kalıp kalmadığına ilişkin olduğu, iş akdinin davalı işçinin isteği ile 25/02/2005 tarihinde fesih edildiği, ceza dosyasında ve Mahkememiz dosyasına sunulan günlük dekont listelerinde bu paraların görünmediği gibi davalının bu paraları şirkete teslim ettiğine dair bir belge veya kaydın bulunmadığı, davalının imzasını kabul ettiği 10 adet tahsilat makbuzu ile tahsil ettiği paraları kasaya teslim etmediği, bu nedenlerle uhdesinde bulunan 72.454,00 TL.'yi iade etmesi gerektiği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44 ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.’un 52/1 maddesi uyarınca “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir”.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerek ceza dosyasına gerek mahkeme dosyasına sunulan günlük dekont listelerinde bu paraların görülmediği gibi davalının bu paraları teslim ettiğine dair bir belge veya kayıt da bulunmadığı belirtilmiş, davacı işverenin de kendi kayıtlarını doğru tutmadığı, kayıtların düzensiz ve eksik olduğu saptanmıştır. Davacı işveren kendi kayıtlarını doğru tutmakla mükellef olmasına rağmen, şirket kayıtlarını düzensiz ve eksik tutulması nedeniyle zararın oluşumunda ortak kusurludur. Bu durumda yukarda belirtilen normatif kural gereği meydana gelen zarardan takdiri indirim yapılması gerekir. Mahkemece davacının kusuru nedeni ile zararda indirime gidilmemesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy