MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, maaşının yaklaşık bir yıldır düzensiz olarak ödenmesi nedeniyle 26.03.2012 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla mesai yıllık izin ve ikramiye alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, fesih bildirimin haksız olduğunu, ihtarnameden önce davacının 25-26-27 Mart 2012 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bordrolar incelendiğinde İş Kanunun 34 ncü maddesindeki 20 günlük sürenin aşılmadan ödeme yapıldığını, iş akdinin gerekçesiz ve nedensiz 3 gün devamsızlık göstermesi ve İş Kanunu'nun 25-II-g maddesi uyarınca haklı olarak fesh edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının davalı işyerinde mevsimlik/sezonluk işçi olarak çalıştığı, davacının fazla mesai ücreti alacaklarının ödendiği davalı yanca ispatlanamadığından iş akdini davacının haklı nedenlerle feshettiği, fazla çalışma yapıldığı, Toleyis ile davalı şirket arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin 01/01/2010 - 31/12/2011 tarihleri arası düzenlendiği, iş yerinde çalışan ve taraf sendika üyesi işçilerin sözleşmeden yararlanabileceği belirtilerek 29. maddesinde ikramiye alacağının düzenlendiği, bu maddeye göre her ay için 10 günlük ücretleri tutarında ikramiye ödeneceğinin düzenlendiği, davacının hizmet süresine göre 250 günlük ücreti karşılığı ikramiye alacağı bulunduğu, davacının yıllık izin alacağı bulunmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ikramiye alacağına yönelik davanın kabulüne yıllık izin ücreti alacağına yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. H.D. nin 2014/598 E.2014/7982 K. ve 14.04.2014 tarihli ilamı ile özetle, davacı tarafından imzalı bordrolarda gözüken ikramiyelerin hesaplanan ikramiye alacağından mahsubu ile fazla çalışma ücreti hesabında fazla çalışma ücreti tahakkuku olan ayların hesaplamada dışlanması gerektiği, gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulup bu yönde bilirkişiden ek rapor alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Öncelikle belirtmek gerekir ki “Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir”.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Mahkemece, bozma ilamı öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hasaplanırken yıllık fazla çalışma saati belirlenerek hesaplama yapılmış ve davacı taraf bu sürelere itiraz etmemiştir. Bu durum davalı lehine usuli kazanılmış hak olup bozma ilamı sonrası alınan raporda bu sürelerden daha fazla süre belirlenmesi usuli kazanılmış hakkın ihlalidir. Mahkemece usuli kazanılmış hakkın ihlali hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy