MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı vekili, emre muharrer senede dayanarak davalı aleyhine ilamsız takip yaptığını, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine icra takibine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/6785 Esas, 2014/15095 Karar sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının öldüğü ve mirasçıların mirası reddettikleri dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, Samsun 8. İcra Müdürlüğünün 2010/1210 Esas sayılı icra dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile %40’dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ise yargılama sırasında 02.10.2014 tarihinde vefat etmiştir. Yasal mirasçıları olan eşi ve çocukları ile torunu tarafından da mirasın reddedildiği dosyada bulunun mahkeme ilamlarından anlaşılmaktadır.
Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Taraf ehliyeti dava şartıdır, davanın her aşamasında hakim tarafından incelenebilir, taraflar da davanın sonuna kadar bunu ileri sürebilirler. Bu itibarla, davanın taraflarından birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu durumda , yargılama sırasında vefat eden davalının dava ehliyeti sona erdiğinden ve yasal mirasçıları tarafından da davalının mirası reddedildiğinden mirasın, TMK’nun 612. maddesi gereğince Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir. Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedilmesinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. HGK'nun 3.7.2002 tarih E.15-572 K.577 sayılı kararında da açıklanan bu ilkelere değinilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacıya talebi halinde yetki verilerek yetkili Sulh Hukuk Hakiminden mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi sağlanmalı, mahkemece mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunmalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.