MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ödenmeyen izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır
Yerel mahkeme kararının davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 05.02.2014 gün ve 2011/54404 Esas, 2014/3477 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının çalışma süresi (12 yıl) ve davaya konu olay öncesinde doğruluk ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmayacak mahiyette bir davranışına rastlanmadığı ve zararın miktarı gözönüne alındığında davacının iş akdinin feshi yerine idari anlamda farklı bir müeyyideye tabi tutulması gerektiği, davacının işverene doğrudan zarar vermek gibi bir kastının olmadığı ve aksi düşüncenin hak ve nesafet kurallarına uygun olmayacağı düşünce ve kanaatiyle HGK nun 15.10.2008 tarih 2008/9-640 E. 630 K. Numaralı kararındaki hususlarda dikkate alınarak önceki kararda direnmek gerekmiştir gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Davacı işçi, davalı işyerinde en son dokuma bölümünde vardiya ustası olarak çalışmakta olup, işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan ve işverenlik tarafından aynı eylem nedeniyle iş akdine son verilen Vedat Kocaaslan isimli işçinin çekim halısı diye adlandırılan bir halı satın aldığı, Vedat isimli işçinin talebi ile daha önce aldığı, ancak evine yeterli gelmediği için ihtiyacı olan halıyı dokutmak ve piyasanın altında bir değerle satın almak istemesi üzerine, iş akitleri işverenlikçe sona erdirilen diğer işçiler kalite kontrol görevlisi ...ve Merinos 2 Planlama ustası ... ile birlikte hareket ederek söz konusu halının güvenlik görevlisi tarafından düşük bedelle satın alınmasına katkı sağladığı, eylem sonucu ortaya çıkan zarar her ne kadar işçinin 1 aylık ücretinin altında ise de, söz konusu davacı eyleminin doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturduğu ve bu eyleme
bağlı olarak işverenlikçe yasal sürede gerçekleştirilen feshin haklı nitelik taşıdığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 02.03.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.