MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA: KOCAELİ 6. İŞ MAHKEMESİ 2016/1003 E. 2016/825 K.
DAVA: Davacı, asıl davada fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine, birleşen davada ise yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl dava ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde bireysel müşteri temsilcisi olarak çalışmış olduğunu, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, hak kazandığı izinlerin tam olarak kullandırılmadığı gibi fazla çalışma ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ile yıllık izin ücreti alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def'ini öne sürüp, davacının çalıştığı sürede yıllık izin kullandığını ve alacağı olmadığını ayrıca davacının yönetici pozisyonunda olması nedeni ile TİS kapsamında olmadığını ve fazla çalışma alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, TİS'in 13. Maddesinin b bendinde "yıllık ücretli izin sürelerinin içine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresine dahildir" hükmü yer aldığı, İş Kanunu'nun 56 ve 57. Maddelerinde ise bu düzenlemenin aksine izin süresine rastlayan bu günlerin izin süresinden sayılmayacağı düzenlemesinin yer aldığı, bu her iki madde emredici nitelikte olduğundan toplu iş sözleşmesi ile işçinin daha aleyhine bur durum oluşturulamayacağı ancak işyerinde yürürlükte bulunan TİS'in yıllık izne ilişkin düzenlemesi genel olarak İş Kanunu'ndaki yıllık izne dair hükümlere göre işçinin daha lehine bir düzenleme olduğundan ve TİS uygulanmadığı taktirde davacının talep edebileceği yıllık izin alacağı daha az olacağından TİS'in ilgili maddeleri ile getirilen düzenlemenin davacı işçinin aleyhine bir durum oluşturmadığı, lehine bir durum oluşturduğu, TİS'in ilgili maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde İş Kanunu'nun emredici nitelikteki izne ilişkin bu maddelerine aykırılık teşkil etmediği buna göre davacının bakiye yıllık izin ücretine hak kazandığı ayrıca fazla çalışma alacağı da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Mahkemenin ilk kararı taraflar temyiz etmiştir.
Karar Dairemizin 2016/18286 E. 2016/15296 K. Ve 27/06/2016 tarihli ilamı ile "İşyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesinin yıllık izinleri düzenleyen 13. madde hükmünde " yıllık ücretli izin sürelerinin içine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresine dahildir" şeklinde hükmü bulunmakta ise de bu hükmün İş Kanuna aykırı olması nedeni ile dikkate alınmaması ve fazla çalışma alacağının ispatlanamaması nedeniyle reddi gerektiği" gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulup birleşen ek dava da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta tatiline rastlayan 93 gün olduğunun belirtilmesine rağmen hesaplama kısmında 83 günün dikkate alınması çelişki oluşturmakla hatalıdır.
3-Asıl dava ile birleşen dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin ayrı ayrı gösterilmemesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.