MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili,davacının davalı işyerinde hafta içi 5 gün süre ile 08.00-19.30 saatleri arasında, Cumartesi günleri ise 10.00-14.00 saatleri arasında çalıştığını, öğlen 1 saat yemek molası verdiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının fazla mesai alacağı bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Diremizin bozma ilamına uyulduğu, davacının 10/07/2006-19/04/2012 tarihleri arasında davalı bankada çalıştığı, son ücretinin net 1.835,93-TL olduğu, bir takım ücretlerin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği bu nedenle kıdem tazminatı talebinin haklı olduğu, akdi fesh eden davacının ihbar tazminatı hakkının bulunmadığı, yıllık izin ücreti talebinin atiye bırakıldığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde aylık ücretin fazla çalışma ücretini de kapsadığı ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin içtihatında da belirtildiği üzere iş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki kurallara sınırlı olarak değer verilmesi gerektiği bu nedenle davacının fazla mesai yaptığı, karşılığının ödendiğinin işverence kanıtlanamadığı, bir işçinin günlük çalışma süresinin üzerine sürekli olarak fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, hastalık, mazeret, izin gibi çalışılmayan günlerin olmasının kaçınılmaz bulunduğu bilinmekle takdiren 1/2 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı, bayram-genel tatil günlerinde çalışıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti taleplerinin kabulüne, yıllık izin ücreti alacağının atiye bırakıldığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sair taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin 2013/15214 Esas sayılı bozma ilamında, davalı temyizi üzerine, “ davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.”şeklinde belirtilerek;
“Davacı, davalı işyerinde haftada 5 gün süre ile 08.00-19.30 saatleri arasında Cumartesi günleri ise 10.00-14.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürüp fazla çalışma ücreti talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanları dikkate alınarak davacının haftada 6 gün boyunca günde 10 saat çalıştığı kabul edilmiş olup, bu kabul davacının belirttiği maddi vakıa ile uyuşmamaktadır.
HUMK 73 (HMK 25) maddesinde belirtilen maddi vakıa ile bağlılık kuralına aykırı olarak fazla çalışma süresi belirlenmesi isabetsizdir.
3-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde aylık ücretin fazla çalışma ücretini de kapsadığı kararlaştırılmış olup, Mahkemece bu hükmün değerlendirilmemesi de hatalıdır.
4-Tanık beyanlarına dayanarak fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır
Somut olayda, davacı işçinin fazla çalışma yaptığı tanık beyanları ile kabul edilmiş olup, her ne kadar fazla hak saklı tutularak dava dilekçesindeki tutarlara hükmedilmiş ise de, kısmı davanın tespit hükmü içermesi gerektiği gözetilerek, belirlenen fazla çalışma ücretinden uygun oranda takdiri indirim yapılması gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme tarafından bu bozma ilamı üzerine verilen karar Dairemizin 2015/27691 Esas sayılı ilamı ile davacı ve davalı temyizi üzerine “ davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ” şeklinde belirtilerek;
“2-İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş, haftalık 5,5 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Mahkeme tarafından, bozma ilâmımız üzerine, iş aktinde fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki hüküm gereğince fazla mesai ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak dosya içeriğine ve özellikle tanık beyanlarına göre dönem itibari ile ve davacının dava dilekçesindeki beyanı ile sınırlı olarak davacının 2008 yılı Aralık ayına kadar hafta içinde 08:30-19:30 arası, 1 saat ara dinlenmesi ile, ayda 2 Cumartesi ise 10:00-13:30 saatleri arasında, 15 dakika ara dinlenmesi ile çalıştığı, 2009 yılı Ocak ayından 2009 yılı Eylül ayının sonuna kadar ise hafta içi 08:30-19:30 arası 1 saat ara dinlenmesi verilerek, ayda 2 Cumartesi ise 10:00-14:00 saatleri arasında, 15 dakika ara dinlenmesi ile çalıştığı, buna göre, 04/06/2007 tarihinden 2009 yılı Eylül ayı sonuna kadar haftalık çalışmasının 45 saat ve ilave olarak 5,5 saat ile yıllık 270 saati aşan fazla çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır. Yıllık 270 saati aşan fazla mesai ücretinin işçiye ayrıca ödenmesi gerekir.
Davacının 04/06/2007 tarihinden 2009 yılı Eylül ayının sonuna kadar olan dönemde yıllık 270 saati aşan fazla mesai ücreti hesaplanmalı, tanık beyanına dayalı olarak hesaplanması nedeni ile Dairemizin 2013/15214 Esas sayılı bozma ilâmında belirtildiği üzere hakkın özüne dokunmayan makul oranda takdiri indirim yapılmalı ve belirlenen miktar hüküm altına alınmalıdır. Bozma gereği tam yerine getirilmeden karar verilmesi hatalıdır. “ gerekçesi ile bozulmuştur.
Dairemizin bu ikinci bozma ilamında, davacının beyanı ile bağlılığı, tanıkların kendi aralarındaki çelişkiler ve tanıkların bildikleri dönem kapsamında ispatlanabilen asgari fazla mesai süresi göz önüne alınarak fazla mesainin hesaplanabileceği çalışma saati aralıkları, haftalık çalışma gün sayısı ve fazla mesai hesaplamasının yapılacağı tarih aralıkları açıkça belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma ilamındaki hem saat aralıklarına hem fazla mesai hesaplanacak tarih aralığına aykırı ve bozma ilamında belirtilenden fazla şekilde fazla mesai hesaplanması yapılmıştır.
Mahkeme tarafından bozma ilamına uyma kararı verildikten sonra, bozma ilamına göre işlem yapılmalıdır.
Buna göre, 2009 yılı öncesi dönemde 2015/27691 Esas sayılı bozma ilamına göre bozma ilamında belirtilen saat aralıklarına ve tarih aralıklarına göre hesaplama yapılması gerekirken, buna uyulmadan yapılan hesaplama denetlenmeden, bozma ilamı ile karşılaştırılmadan karar verilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.