MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 16/06/2013 tarihinden itibaren işten çıkarıldığı tarih olan 18/06/2015 tarihine kadar davalı ...O. bünyesinde kabin memuru olarak çalıştığını, 10/04/2015 tarihli B.02.2. THY 0.71.07.00.715 sayılı personel yönetim başkanlığı yazısı ile sık sık rapor aldığı için müvekkilinin yazılı savunmasının talep edildiğini, müvekkilinin söz konusu yazının tebliğinden itibaren 5 gün içinde yazılı savunmasını verdiğini, işten çıkarıldığının müvekkiline bildirildiği 15/05/2015 tarihine kadar savunması hakkında bir geri dönüş olmadığı için müvekkilinin savunmanın kabul edildiğini düşündüğünü ancak müvekkilinin icra komitesinin 14/05/2015 gün ve 626 sayılı kararı ile işten çıkarıldığını, müvekkile işten çıkarılırken sık sık rapor aldığı ve devamsızlık yaptığı için iş yerinde olumsuzluklar yaratması, iş gücü planlamasının olumsuz etkilenmesi gibi gerekçeler gösterildiğini, müvekkilinin keyfi olarak rapor almış gibi gösterildiğini, davalı işveren Türk Hava Yolları A.O.'nun çok rapor aldığı gerekçesiyle müvekkilin iş akdine son vermesinin kötü niyetli olduğunu, davacının kabin memuru olmasına rağmen Türkiye Sivil Havacılık Sendikası ve davalı ...O. tarafından imzalanmış bulunan ve halen yürürlükte olan 24. Dönem toplu iş sözleşmesi atfıyla 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davası açabildiğini iddia ederek yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında müvekkilin iş akdinin feshinin geçersiz olduğunun tespit edilmesini, müvekkilin işe iade edilmesine karar verilmesini ve İş Kanununun 21 maddesi uyarınca en az 4 aylık en çok 8 aylık tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının sendika üyesi olmadığını , iş mahkemelerinin görevsiz olup , davaya bakmakta görevli mahkeme Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğunu, bu nedenle görev itirazlarının kabulüne karar verilmesini, davacının davalı işyerinde kabin memuru olarak görev yaptığını, davacının görevini savsaması, gereken dikkati göstermemesi sık sık viziteye çıkması ve rapor kullanmayı alışkanlık haline getirmesi nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davacıya feshin tebliğ edildiğini, davacının sürekli rapor alması nedeniyle iş veriminin yerine getirilemediğini, davacının tüm yasal haklarının ödendiğini, iş akdinin geçerli ve haklı nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemiz’in 2016/13363 Esas, 2016/14311 Karar sayılı “Davacı hakkında toplu iş sözleşme ile kabul edilen iş güvencesi hükümlerinin uygulanacağı davalı işverenin de kabulündedir. Mahkemece fesih konusunda ispat yükü de dikkate alınarak işin esasına girilmeli, tarafların belirttikleri deliler toplanmalı, bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanmayacağı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.” şeklindeki bozma ilamına uyulmak sureti ile yapılan yargılama neticesi; davacının çalışma dönemi içerisinde raporlu olduğu gün sayısı nazara alındığında davalı işveren açısından hizmet akdinin devamının çekilmez hal alması ve davacının raporlu olduğu dönemlerin iş yerinde son çare olarak başvurulması gereken feshi gerektirir boyutta bulunmadığı, davacıya fesihten önce bir ihtarda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı işveren tarafından düzenlenen; 14.05.2015 tarihli 626 sayılı İcra Komitesi kararına dayalı 15.05.2015 tarihli fesih bildiriminde davacının sık sık rapor alması nedeniyle uçuş operasyonunda aksamaya neden olduğu, iş yerinde olumsuzluk yaşandığı belirtilmiştir.
Davacının raporlu olduğu günleri gösterir davalı iş yeri kayıtları ve SGK kayıtlarından davacının 2015 yılında Şubat- Mart döneminde sık aralıklarla rapor aldığı, rapor detayları incelendiğinde meslek hastalığı olarak nitelendirilebilecek bir durum arz etmediği, davacının görev durumu nedeniyle sık sık rapor almasının iş yeri çalışma düzeninde olumsuzluklara yol açtığı, davacı işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği, davalı işverenin davacının iş akdini geçerli nedenle ve makul sürede feshettiğinin anlaşılmasına göre, geçerli nedene dayalı fesih nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin geçerli nedene dayanması nedeniyle davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 13.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy