MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 08/05/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, ambar operatörü olarak en son aylık net 950,00 TL ücretle çalıştığını, yemek ve servis sosyal haklarından faydalandığını, 14/12/2011 tarihinde fabrika müdürünün davacıyı çağırdığını ve şirketin nakliye işlerini yapan firma sahibi ... tarafından yapılan ihbarda, fabrika atık bölgesindeki malzemelerin davacı tarafından satılarak menfaat sağlandığının söylendiğini, bu olaya ilişkin olarak davacının yokluğunda tutanak düzenlendiğini, davacının yokluğunda düzenlenen bu belgelerin hiçbir geçerliliğinin olmadığını, ardından davacının insan kaynakları müdürü tarafından çağrılarak istifa etmesinin istendiğini yada haklı nedenle iş akdinin feshedileceğinin bildirildiğini, hiçbir suçlamayı kabul etmeyen davacının iş akdinin iftira ile davalı işveren tarafından sonlandırıldığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatınn tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde 08/05/2008-16/12/2011 tarihleri arasında ambar bölümünde çalıştığını, ücretinin bordro karşılığı bankaya ödendiğini, davacı ve şirketlerinin atık yükleme işlerini yapan İslamoğlu Atık Firması çalışanlarından olan ...'in birlikte hareket ederek, kg fiyatı 2,80 TL olan 150 kg paslanmaz hurda ve kg fiyatı 3,00 TL olan 100 kg alüminyum hurdayı işyerinden hırsızlık suretiyle kaçırmak için tüm işlemleri tamamladıkları ancak yapılan bir ihbar üzerine söz konusu malların kaçırılmasının önlendiğini, durumun fotoğraflarla 15/12/2011 tarihinde tutanak altına alındığını ve olayla ilgili tahkikat yürütüldüğünü, her ne kadar davacı alınan yazılı savunmasında olayı inkar etse de, atıkların taşınması işlerini yapan HSG firması çalışanlarından şoför ...'a da bu ürünlerin işyeri yetkililerinin haberi olmadan çıkartılması hususunda teklifte bulunduğunun tespit edildiğini, davacı ile birlikte hareket eden Şenol Şen isimli alt işveren çalışanının da iş akdinin feshedildiğini, işverenin güvenini açıkça kötüye kullanan, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ederek hırsızlık eylemini gerçekleştiren davacının davaya konu taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davalı tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur. Bozma ilamında, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra devamla, dava konusu olayla ilgili ayrıntılı ve görgüye dayalı bilgi sahibi olduğu anlaşılan ...'ın tanık olarak dinlenilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dava dilekçesi içeriği, davacı vekili ve davalı vekilinin beyanları, celp ve ibraz olunan belgeler, dinlenen davalı tanığı ...'ın beyanı ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilerek; her ne kadar davalı tanığı ..., davaya konu atıkların kendilerinin atıkları buldukları yerde olmaması gerektiğini ve bu atıkların fabrikanın arkasında atık toplama yerinde olması gerektiğini, bu tür değerli ürünlerin hurda firması olan İslamoğlu firmasına ayrıca satıldığını beyan etmiş ise de, dosyadaki 15/12/2011 tarihli tutanak incelendiğinde ... firması taşeron işçisi ...'in "atıkları kendisinin getirdiğini ve atık konteynırlarının içine atacağını" beyan ettiği, bozma ilamından sonra dinlenen tanık ...'ın beyanında da, davacının kendisine sadece sohbet esnasında "buradan hurda mal çıkartılabilir mi" şeklinde sorduğunu, davacının kendisine herhangi bir suç teklifinde bulunmadığını, kendisini suça teşvik etmediğini ve davacıyı hurda istiflerken de görmediğini, yine kendisince tutulan tutanağın fabrika müdürü Gökhan Bey'in isteği ile tutulduğunu söylediği, davacının taşeron İslamoğlu Firmasının işçisi olan ... ile fikir birliği içerisinde hareket ederek davalı firma atıklarını ayrı bir yerde istiflediğine dair tam bir vicdani kanaat oluşmadığı, neticede iş akdinin feshi haklı nedene dayanmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, bozma sonrası davalı tanığı olarak dinlenen ...'ın beyanından; davalı işyerine ait ekonomik değeri bulunan hurda malzemelerin bu iş için ayrılmış olan konteynıra atılarak biriktirilmesi gerekirken, dava dışı ... isimli alt işveren çalışanı tarafından bir kısım hurda malzemenin konteynıra depolanmak yerine konteynır dışında ayrı bir yerde istif edildiği, davacımızın ise kamyon şoförü olan tanık ...'e "buradan mal çıkartabilir miyiz" diye sorduğu, tanık ...'in bunun mümkün olmadığını söyleyip aynı zamanda durumu kendi işverenine intikal ettirmesi üzerine konteynır dışında istiflenen hurdanın dışarı çıkartılmasının mümkün olmadığı, ancak dava dışı Şenol ile davacının birlikte hareket edip, ekonomik değeri bulunan bir kısım hurda malzemeyi işverenden habersiz olarak dışarı çıkartıp menfaat elde etmeye çalıştıkları, bu durumun işçiler açısından doğruluk ve bağlılığa uymadığı da açık olup, bu sebeple gerçekleştirilen fesihte işverenin haklı olduğu anlaşılmakla, koşulları bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatları talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.03.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.