MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 12/06/2009 tarihinde davalı işyerinde satış yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, 08/04/2014 tarihinde ise iş akdinin davalı tarafça feshedildiğini, davacının son ücretinin net 3.000 TL olup, prim, ikramiye, giysi, yemek, araç, telefon, özel emeklilik sigortası, yılda 1 maaş tutarında kar payı sosyal haklarından yararlandığını, haftanın 6 günü 06.45-18.30 saatleri arasında, haftanın 4 günü ise 21.30'lara kadar çalıştığını, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi uyarınca 7.500 TL fazla mesai ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zama naşımı itirazları olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olup davacının son ücretinin brüt 2.091,39TL olduğunu, iş sözleşmesi ile fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil edildiğini, bu nedenle ücretinin yüksek belirlenmiş olduğunu, davacının yılda 270 saatin üzerinde de fazla çalışmasının söz konusu olmadığını, davacıya yapılan ikramiye, satış primi gibi ödemelerin performansa bağlı ödemeler olduğunu, hedef ne kadar tutturulursa prim oranının da o kadar artacağını, hedeflere ulaşabilmesi için zaman zaman fazla mesai yaptığını ancak bu mesailerin karşılıkları aldıkları ek ödemelerle karşılandığından davacının fazla mesai talebinin haksız olduğunu, bu nedenle yapılan bu ödemeler düşüldüğünde davacının fazla mesai alacağının bulunmayacağını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Satış temsilcisi olarak çalışan ve ücret dışında satışta belirli oranda prim alan işçiye ödenen prim alacağının yaptığı fazla mesai ücretinden mahsup edilip edilmeyeceği, fazla mesai ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim (komisyon) aldıkları bilinen bir olgudur. Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. İşçinin fazla mesai yapması halinde ödenen primin fazla mesai ücretini de karşıladığı gerekçesi isabetli değildir. Ancak bu şekilde çalışan işçi fazla mesai yaptıkça buna bağlı olarak prime de fazladan hak kazanacağından, bir anlamda yüzde usulü çalıştığının kabulü gerekecektir. Bu durumda ise davacının fazla mesai ücretinin sadece %50 zamlı kısmının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, satış temsilcisi olan davacının fazla mesaisine bağlı olarak priminin arttığı anlaşılmakta olup yukarıda da açıklandığı üzere fazla mesainin zamsız kısmını aldığı, sadece zamlı kısmını almadığı kabul edilerek fazla mesai hesabının 0,5 katsayısı ile hesaplanması gerekirken normal saat ücreti ve %50 zamlı ücreti toplanarak bulunan (1,5 kat) ücret üzerinden hesap yapılması hatalıdır.
Diğer taraftan yine yukarıda açıklandığı üzere, bulunan fazla mesai miktarından ödenen primlerin mahsup edilerek prim ödemelerinin fazla mesai ücretini karşıladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 16/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy