MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile maaş primi, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.01.2010-22.06.2011 tarihleri arasında davalı işverenlikte satış danışmanı olarak çalıştığını, 22.06.2011 tarihinde müvekkiline bir gün izin verildiğini, sonra gün içinde aranarak iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, maaş primi, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete ait mağazada çalışmakta iken hiçbir gerekçe göstermeden 23-28.06.2011 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını, bu durumun tutanaklarla tespit edildiğini, 28.06.2011 tarihinde keşide edilen ihtarname ile iş akdinin İş Kanunu'nun 25/II-g bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar tarafların temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 08.07.2014 tarih, 2014/9748 Esas, 2014/15650 sayılı kararı ile,
“Somut olayda; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, iş sözleşmesinin feshi ile ilgili olarak bozma ilamı uyarınca dinlenmesi gereken devamsızlık tutanakları altında imzası bulunan kişiler tanık olarak dinlenmemiş, bu husustaki bozma gereğini yerine getirilmemiştir. Ayrıca bozma kararında davacının dava konusu ettiği ücret alacağının dava sırasında ödendiğinin anlaşılması nedeni ile bu alacak hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu bozma gereği de yerine getirilmemiş, ücret alacağı yeniden hüküm altına alınmıştır. Mahkemenin bozma sonrası yargılamaya ilişkin kararında kabul gerekçelendirilmemiş, karar gerekçesiz bırakılmış, Anayasa ve HMK'na aykırı davranılmıştır. O halde davacı ve davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, Yerel mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı sonrasında dinlenen tutanak tanıkları devamsızlığa ilişkin tutanakları doğrulayarak davacının 23.06.2011-28.06.2011 tarihleri arasında mazeretsiz olarak devamsızlık yaptığını açıklamışlardır.
Davacının dinlettiği tanıklardan Mesut Karapıçak’ın feshe ilişkin somut ve görgüye dayalı bilgisi bulunmamakta olup, diğer tanığın ise aynı mahiyette dava açtığı ve bu nedenle beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerektiği açıktır.
Yukarıda açıklandığı üzere davalı işveren davacı işçinin mazeretsiz devamsızlık yaptığını usulüne uygun şekilde kanıtlamış olup buna bağlı olarak 28.06.2011 tarihinde gerçekleştirdiği fesihte haklıdır.
Diğer taraftan mahkemece, fesih öncesinde davacının savunmasının alınmaması nedeniyle İş Kanunu’nun 19. maddesine atıf yapılarak feshin bu nedenle haklı olmadığından bahsedilmiş ise de, Yasa’nın belirtilen maddesi geçerli nedenle yapılan fesihler için uygulanmakta olup, haklı nedenle yapılan fesihlerde savunma alma zorunluluğunun bulunmaması karşısında mahkemenin bu gerekçesi de yerinde değildir.
Sonuç itibariyle, dosyadaki mevcut delil durumuna göre davalı işveren feshinin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy