MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin Romanya'daki inşaat şantiyelerinde demir ustası olarak 13/01/2007-30/10/2010 tarihleri arasında çalıştığını, şantiye işlerinin bitimi nedeniyle iş akdine davalı tarafından son verildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının değişik şantiyelerde belirli dönemler halinde demirci olarak çalıştığını, son projedeki görevinden iş bitimi nedeniyle kendi isteğiyle ayrıldığını, tazminat talep hakkı bulunmadığını, saat ücreti ile çalışan davacının ücretlerinin ihtirazi kayıtsız olarak ödendiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine iş bu karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2016 tarihli 2014/32755 E. 2016/9944 K. sayılı ilamı ile;
"... Davacı işçinin fazla çalışma ve hafta tatili alacağının olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece karar gerekçesinde fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları açısından 25.06.2014 tarihli ek bilirkişi raporunun 2. seçeneğinde belirtilen miktarla sınırlı olarak taleplerin kabulüne karar verildiği belirtilmiştir.
Hükme dayanak yapılan ek bilirkişi raporunda davacının aylık ücret miktarı ihtilaflı olduğundan iddia ve savunmaya göre iki seçenekli hesaplama yapılmış, 1 inci ve 2 inci seçeneğe göre saptanan alacak tutarları belirlendikten sonra bu seçeneklerde de davacıya yapılan ödemelerin mahsubuna göre ayrıca talep konusu alacakların hesaplandığı görülmüştür. Mahkemenin karar gerekçesinde belirttiği seçenek de esasen kendi içinde tercihli bir saptamayı ihtiva etmektedir. Ancak Mahkemece hüküm altına aldığı seçenekteki bu tutarlara neden itibar edildiğine, yönelik bir açıklama yapılmamış ve gerekçe oluşturulmamıştır. Bu yönüyle hatalı olan kararın bozulması gerekmiştir.
Hükmedilen kıdem tazminatı tutarının brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşülmemesi de isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline, diğer istemlerin reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının hafta tatili ve fazla mesai çalışma karşılıklarının ödenip ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece davacının Ocak 2007 - Kasım 2010 arası dönem için sunulan imzasız bordrolarda her ay değişken saatlerde olmak üzere fazla mesai ve hafta tatili ücreti tahakkuku tespit edildiği, celp edilen banka kayıtlarından bordroların karşılığının davacıya ödendiği, davacının tahakkuk ettirilenden daha çok fazla mesai veya hafta tatili alacağı olduğuna yönelik herhangi bir itiraz şerhi düşmeden bu ödemeleri kabul ettiği, 14/03/2006-31/12/2006 dönemindeki çalışması için de tanıkların bu dönemde davacı ile ortak çalışmalarının olmadığı gerekçesiyle hafta tatili ve fazla mesai çalışma ücreti istemlerinin reddine karar verilmiş ise de, bordrolarda değişen miktarlı tahakkuklara rağmen sonuç miktarın kimi zaman 900,00 Euro, kimi zaman ise 100 Euro avans ile 800,00 Euro olduğu anlaşılmıştır. Davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla çalışma ve hafta tatili ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye de yer verilmemiştir.
Bordroların fazla çalışma ile tatil tahakkuklarını içermediği sonucundan hareketle tanık ifadeleri bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken, Ocak 2007 - Kasım 2010 arası dönem için sunulan imzasız bordrolarda her ay değişken saatlerde fazla mesai ve hafta tatili ücreti tahakkuku tespit edildiği gerekçesiyle fazla mesai ve hafta tatili ücreti istemlerinin reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.