BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : . İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İ... Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İ... Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin 28.12.2015 tarihli fesih bildirimiyle geçerli bir neden olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı işverenlik tarafından alınan işletmesel karar gereği davacının iş akdinin işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıyı somut olarak çalıştırma imkanı var iken iş akdini feshettiği; bu şekilde feshin son çare olması gerektiği ilkesine aykırı hareket ettiği; işçi sayısında 2015 yılındaki artış sonrası toplu işçi çıkartma yoluna gitmesine rağmen, 2016 yılında yeni işçi alımları yapmak suretiyle işletmesel kararı tutarlı bir şekilde uygulamadığı, davalının feshin geçerli nedene dayandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri:
Feshin işletmesel karar ve ekonomik durum gereğince gerçekleştiği, geçerli nedene dayandığı belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı şirket vekili tarafından süresinde, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Gerekçe:
Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarının nasıl yazılacağı ve neleri ihtiva edeceği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359. maddesinde çok detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu maddedeki düzenleme emredici niteliktedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 359. Maddesi aynen;
“MADDE 359- (1) Karar aşağıdaki hususları içerir:
a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.
b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.
ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti.
d) İleri sürülen istinaf sebepleri.
e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.
f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.
g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.
ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Kararın neleri içereceğine ilişkin bu kanuni şekil yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı HMK’nın 359. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde;
Kararda davalı tarafın istinaf sebepleri belirtilmemiştir.
Karara karşı istinaf talebinde bulunan tarafın istinaf sebeplerinin Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararında belirtilmemesi HMK’nın 359/d maddesine aykırıdır.
İstinaf sebeplerinin ne olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf incelemesinin sınırlarını belirlediği gibi ( kamu düzenine aykırı haller hariç ) ve Yargıtay’ın ilgili Dairesi tarafından yapılacak temyiz incelemesinin sınırlarını da ( kamu düzenine aykırı haller hariç ) belirleyecektir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalının istinaf sebeplerinin belirtilmemesi emredici nitelikteki HMK’nın 359/d maddesine aykırı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen usulü hata nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının usul hatası nedeni ile bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine, davacının davalı işveren nezdindeki işine iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak taktiren davacının 6 aylık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. si uyarınca ( kararı davacı tarafın temyiz etmediği göz önüne alınarak ) hesaplanan 1.800,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 96.40 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2017 tarihinde kesin olarak, oy birliği ile karar verildi.