MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkillerinin murisinin 1999-04.05.2008 tarihine kadar sigortasız aralıksız sekreter olarak çalıştığını iddia ederek kıdem, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin ücretinin tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Mahkemenin ilk kararı:
Mahkeme tarafından verilen 17/02/2014 tarih ve 2013/123 E., 2014/35 K. sayılı karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/15633 Esas, 2015/29372 Karar sayılı ilamı ile "Davacı tanıklarının davacılar murisinin çalıştığı işyeri düzenini, çalışma saatlerini ve koşullarını bilmelerinin mümkün olmadığı dikkate alınmadan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davalılardan ...’ın şahsi işyerinin şirketleşme sonucu davalılardan ....’ne devredildiği anlaşılmakla; davacının kıdem tazminatının tamamından davalı şirketin, devreden işveren durumundaki ...’ın ise; şirketleşme tarihine kadar oluşan kıdem ve şirketleşme tarihindeki ücret miktarına göre belirlenen kıdem tazminatından sorumlu olacağı, yıllık ücretli izinden sorumlu olmadığı gözetilmeden hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de ayrı bir bozma nedenidir. " gerekçesiyle bozulmuştur.
Ç) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin haklı bir neden olmaksızın fesih edildiği ve davacının bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilen işçilik alacaklarına hak kazandığı, Yargıtay bozma ilamı, bozma ilamında belirtilen eksikliklere göre alınan bilirkişi raporu ve davacının, davalı şirketin ve devreden iş veren durumunda ki ...'ın yanında çalışma tarihleri dikkate alınarak kıdem ve şirketleşme tarihlerinde ki ücret miktarına göre belirlenen kıdem tazminatı ve alacaklara hak kazandığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/15633 E., 2015/293/72 K. sayılı kararında, “Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar avukatının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir...
Davacı tanıklarının davacılar murisinin çalıştığı işyeri düzenini, çalışma saatlerini ve koşullarını bilmelerinin mümkün olmadığı dikkate alınmadan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. ...davalılardan ...’ın şahsi işyerinin şirketleşme sonucu davalılardan ....’ne devredildiği anlaşılmakla; davacının kıdem tazminatının tamamından davalı şirketin, devreden işveren durumundaki ...’ın ise; şirketleşme tarihine kadar oluşan kıdem ve şirketleşme tarihindeki ücret miktarına göre belirlenen kıdem tazminatından sorumlu olacağı, yıllık ücretli izinden sorumlu olmadığı gözetilmeden hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de ayrı bir bozma nedenidir.” belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece 18.04.2016 tarihli duruşmada Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, hükmüne uyulan bozma ilamının 2 numaralı bendi uyarınca davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.