MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 11.8.1999-22.8.2011 tarihleri arasında çeşitli kademelerde çalıştığını, Ağustos 1999-Haziran 2002 döneminde şef pozisyonunda satış koordinatörü, Haziran 2002-Şubat 2004 döneminde zincir mağazalar operasyon müdürü olarak Ege Bölgesine baktığını, Şubat 2004-Eylül 2005 arasında satış şefi unvanı ile çalışmasına devam ettiğini, Eylül 2005-Aralık 2006 ayları arasında da İstanbul merkeze proje müdürü olarak atandığını, Aralık 2006’dan itibaren iş sözleşmesinin feshedildiğini, 22.8.2011 tarihleri arasında tekrar...’e dönerek ev dışı tüketim kanalı bölge satış müdürü olarak çalışmasını sürdürdüğünü-8 il ve ilçeleri bağlı-müşteri ziyareti, koordinasyon, satış organizasyon görevlerini yaptığını, fazla mesai alacağının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının yönetici statüsünde çalıştığını, mesaisini kendisinin belirlediğini, davacının Aralık/2006 ayından itibaren... bölge satış müdürü olarak çalıştığını, ücretinin görev ve pozisyonuna uygun şekilde yüksekti olduğunu, yapacağı ziyaret ve denetimlerin saatlerini kendisinin belirlediğini, talimat verilmediğini, ne yaptığının, tüm gün ziyarette bulunup bulunmadığının denetlenmesinin mümkün olmadığını, içtihatlara göre fazla mesai talep edemeyeceğini, itirazları baki kalmak üzere fazla mesainin varlığı kabul edildiği takdirde yıllık 270 saat ücretin içinde olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirkette 11.8.1999 tarihinde işe başladığı ve son olarak... bölge satış müdürü olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin 22.8.2011 günlü fesih bildirimi ile görev yaptığı, pozisyonun kaldırılmış olduğu gerekçesiyle İş Kanunu'nun 17-18. maddelerine göre davalı işverenlikçe feshedildiği ve davacının hak kazandığı ihbar-kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının Ağustos 2011 ayı ücret bordrosu ile tahakkuk ettirilerek ödendiği, bu konuda taraflar arasında çekişme ve uyuşmazlık olmadığı, iş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki kuralların yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerli olduğu, davacının davalı işyerindeki günlük ve haftalık çalışmasını tespite elverişli işyeri giriş çıkış, puantaj kaydı gibi herhangi bir delil sunulmadığı, davacının Şubat 2011-Ağustos 2011 aylarına ait ücret bordroları sunulduğu, Şubat 2011’de 9.159.00.TL ay/brüt olan ücretinin Mayıs 2011 tarihinden itibaren 9.616.95.TL olduğu, bordrolarda fazla mesai tahakkuk ve ödemesi bulunmadığı, davacının 8.12.2005 günlü işverenlik duyurusu ile Ege Bölgesi'nde satış şefi olarak çalışmakta iken 1.12.2005 tarihinden itibaren satış operasyon departmanında proje müdürü olarak yeni görevine başladığı anlaşılmakta olup, yazılı bir delil olmamakla birlikte taraf beyanları ve SGK kaydından davacının 1.1.2007 tarihinden itibaren... Bölge satış müdürü olarak atandığı ve fesih tarihi 22.8.2011 tarihine kadar bu görevi yaptığı, davalı şirkette idari müdür olan görevlilerin ibraz edilen bordrolarına göre davacının daha düşük ücret aldığı, davacının her gün İstanbul’daki merkeze rapor vermek zorunda bulunduğu ve şirket yöneticilerinin denetimi altında görev yaptığı, çalışma gün ve saatlerinin kendisinin belirlemesinden söz edilemeyeceği, davacının yasal sınırları aşan çalışmaları için fazla mesai ücreti talep hakkı bulunduğu, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının hafta içi günlerde 08-18 saatleri arasında fiilen günde 9 saat çalışarak haftalık 45 saatlik çalışma süresini tamamladığı, cumartesi günü 08-16 saatleri arasında yaptığı 7 saatlik çalışma ve hafta içi günlerde ortalama 1’er saatten 5 saat olmak üzere haftada toplam 12 saat fazla çalışma yaptığı, davacının bölge müdürlüğüne atandığı 1.1.2007 öncesi çalışmalarına ilişkin herhangi bir yazılı delil ve tanık beyanı bulunmadığından 1.1.2007 sonrası için talep edebileceği fazla mesai ücreti alacağı bu dönemde izin kullandığı saptanan süreler hafta sayısından tenzil edilerek, davacının 2011 öncesine ilişkin ücret bordro ve bilgileri bulunmadığından Ocak 2011 ayı ücretinin dönem yasal asgari ücreti ile kıyaslaması yapılarak (9.159.0.TL./ 796.50.TL = 11.4 kat ) önceki dönem yasal asgari ücretleri bu oranda artırılarak hesaplama yapıldığı anlaşılmış olmakla; gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli bulunarak itibar edilen bilirkişi raporunda belirlenen ve fazla mesai ücretinden takdiren %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay, fazla çalışmaların tanık beyanlarına dayanılarak uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde istikrarlı olarak bir işçinin aynı şekilde izin, tatil günleri nedeni ile fazla mesai yapmayacağı, bunun hayatın olağan akışına aykırı olacağı gerekçesi ile hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak bu indirim hakkın özünü ortadan kaldıracak nitelikte olmamalıdır. v
Mahkemece fazla çalışma ücretinden takdiri indirim yapılması yerinde ise de fazla mesai ücreti alacağından yapılan% 50 takdiri indirim hakkın özünü etkileyecek nitelikte fazla olup, fazla mesai ücreti hakkın özüne dokunmayan, makul oranda bir indirim yapılarak hüküm altına alınmalıdır.
3- Fazla mesai ücretinin net miktarının hesaplanmasında gelir vergisi ve damga vergisi yanında sigorta priminin ve işsizlik priminin de düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalıdır
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy