MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı-karşı davalı asıl davada fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, resmi tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karşı davada ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı, 10/04/2011 tarihinde mikser operatörü ve sevkiyat sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, 10/04/2013 tarihine kadar çalıştığını, en son net ücretinin 2.300,00 TL olduğunu, davacının haftalık 45 saati aşar şekilde çalıştığını, ancak fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, resmi tatillerde çalıştığını karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve resmi tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 10/04/2011-27/03/2013 tarihleri arasında çalıştığını, istifa ederek işten ayrıldığı tarihe kadar beton santrali sevkiyat sorumlusu olarak çalıştığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini, davalı işyerinde fazla mesainin mecbur kalındığında yapıldığını ve karşılığının ödendiğini, davacının çalışma süresi boyunca yıllık izinlerini kullandığını, davalı işyerinde haftanın 6 günü çalışıldığını, davacının hafta tatili ücreti bulunmadığını, milli bayram çalışmalarına ilişkin iddilarının dayanağı bulunmadığını, takas mahsup definde bulunduklarını, davacının ihbar önellerine uymadan iş akdini sona erdirdiğinden davacının ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddine, ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 12/04/2016 tarih ve 2015/711 E., 2016/9142 sayılı ilamı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle davalı-karşı davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, ... 9. İş Mahkemesinin kesinleşen kararının, davalı ve davacı tanık anlatımları ile birlikte değerlendirildiğinde, işyerinde fazla mesai yapıldığının sabit olduğu, Mahkemece bilirkişinin bu raporu değerlendirmeye tabi tutularak fazla mesai alacağına karar verilmesi gerekirken, fazla mesai ücreti talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir (Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .).
Somut uyuşmazlıkta, davacının fazla çalışma ücreti talebi, tanık beyanlarına göre tespit edilerek hüküm altına alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğu, bordroların bir kısmının imzalı olduğu, bordrodaki tutarlar ile banka yoluyla yapılan ödemelerin örtüşmediği, sadece imzalı ücret bordrolarının dışlandığı belirtilmiş ise de, dosya içersinde banka kayıtlarının bulunmadığı görülmüştür. Davalı işverenin, ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini beyan ederek banka kayıtlarının celbedilmesini talep etmiş, sunduğu delil listesinde de banka kayıtlarına dayanmıştır. Yerel mahkeme ise davalının bu talebi ile ilgili değerlendirme yapmadan hüküm kurmuştur.
Yukarıdaki ilke kararında açıklandığı üzere bordrolar imza içermese dahi, bankaya yatırılan miktarlar ile bordrolardaki miktarlar uyumlu ise fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanarak sonuca gidilmelidir. Bu nedenle, mahkemece, ilgili bankadan davacıya ait hesap özetleri getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile fazla mesai alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.