MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, çağrı merkezinde müşteri hizmetleri yetkilisi olarak çalıştığını, ... 16. İş Mahkemesi’nin 2010/567 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, tazminatlarının ... AŞ tarafından TİS hükümlerine göre 4 ay boşta geçen süre dikkate alındığında eksik ödendiğini, Telekom işçisi olduğundan, kıdeme esas ücretin belirlenirken, ... işçisinin aldığı ücretten belirlenmesi gerektiğini, yıllık izinlerini de kullanmadığını belirterek, fark kıdem ve ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ... AŞ elemanı olarak çalıştığını, davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki bağ bulunmadığından, husumet itirazında bulunduklarını, ... şirketi ile müvekkili arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, çağrı hizmetlerinin yürütülen işyerinin değişik şirketlere devredildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Bozma Kararı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararının Dairemizin 16.06.2014 tarihli ve 2012/22857 E., 2014/19386 K. sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak ek rapor alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemizin 16.06.2014 tarihli bozma kararından sonra 06.06.2016 tarihli ikinci artırım olarak adlandırılan davacının 2. Islah dilekçesinin hükme esas alınması, HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy