MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ikramiye ücreti ve fark ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/06/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Şirkette 2001 yılı Kasım ayında ekstra servis elemanı olarak çalınmaya başladığını, 2004 Nisan ayından itibaren kadrolu personel olarak çalıştığını, 01.04.2004 tarihinden itibaren 26-27 günlük fiili çalışma süresinin bordrolarda 20 günmüş gibi gösterildiğini, fiilen çalışılan günlerin ücretlerinin ödenmediğini, haftada 6 gün çalıştığını, fazla mesai yaptığını, 2 senede 6 gün izin kullandığını. 2005 yılına kadar 3 ayda bir ikramiye verildiğini iddia ederek ikramiye, ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, işyerinde iki vardiya şeklinde çalışıldığını, davacının fazla mesai yapmadığını, iş ilişkisi devam ettiğinden izin ücreti istenemeyeceğini, ücret alacağının bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece ilk kararında, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının 27.01.2000 - 14.01.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde haftalık yasal 45 saat olan çalışma süresini 9,5 saat aşacak haftanın 6 günü, milli ve dini bayramlarda dahil olmak üzere çalıştığı, dava tarihi itibari ile davacının hizmetleri devam ettiği için yıllık ücretli izine hak kazanamayacağı, 2005 yılından sonra ikramiye uygulamasının sona erdiği, bu sebeple davacının ikramiye alacağına hak kazanamayacağı, dava tarihi itibari ile 29.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre zamanaşımına uğramayan fazla mesai ücreti alacağı miktarının 7.602,96 TL., ücret alacağı miktarının 100,00 TL., ikramiye alacağı miktarının 100,00 TL., genel tatil ücreti alacağı miktarının ise 100,00 TL. olduğunun tespit edildiği, hesaplanan fazla mesai ücreti alacağından işçinin raporlu ve izinli olduğu günler, zamanaşımı def'i gözönünde bulundurularak B.K'nun 43 ve 44. maddeleri gereğince takdiren %10 hakkaniyet indirimi yapılmasına, genel tatil ücreti alacağının miktarı gözönünde bulundurularak hakkaniyet indirimi yapılmasına yer olmadığına gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2014 tarihli ve 2012/5399 esas sayılı ilamındaki “… Somut olayda; davacıya 2004 yılında ikramiye ödendiği ancak ikramiyenin daha sonra işveren tarafından kaldırıldığı ve ikramiyenin kaldırılmasına yönelik davacının yazılı bir muvafakati olmadığı anlaşılmakla, 4857 sayılı yasanın 22. maddesi karşısında, işçinin zımni muvafakati sonucu işyeri uygulaması haline gelme sözkonusu olamayacağından ikramiye talebinin kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır. Tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla mesai alacağından yapılan % 10 takdiri indirim oranı az olup, daha fazla oranda makul bir indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Hükmedilen alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun, kararda belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozulmuş, bunun üzerine Mahkemece ikramiye yönünden karara karşı direnilmesine rağmen eylemli olarak bozmaya uyulmuş, ancak fazla çalışma ile genel tatil alacakları bakımından indirim oranının yetersiz olduğu noktasında bozma ilamına uyulmasına rağmen, indirimin yine % 10 olarak uygulanması suretiyle eylemli olarak bozmaya karşı direnilmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre fazla çalışma ücret alacağından yapılacak takdiri indirim oranı uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece ilk kararında ve bozma nedeni yapılmasına rağmen sonraki kararında da fazla çalışma ücreti alacağından %10 takdiri indirim yapılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 16.01.2014 tarihli ve 2014/37831 esas sayılı kararı ile bu direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmesini müteakiben anılan Kurul’un 01.03.2017 tarihli ve 2015/9-306 E. sayılı kararı ile “… mahkemece bozma sonrasında bilirkişiden ek rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınarak direnme kararı verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece bozma kararında belirtilen hususların yerine getirilmesi hali bozma kararına eylemli olarak uyma niteliğinde olup direnme kararının varlığından söz edilemeyeceğinden, yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu karar yeni bir hüküm niteliğindedir.
Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.” gerekçesiyle dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki delil durumuna göre tanık beyanları ile ispatlandığı kabul edilip hesaplanan fazla mesai alacağından yapılan % 10 takdiri indirim oranı az olup, bozma ilamı gereği daha fazla oranda makul bir indirim yapılması gerekirken tekrar aynı oranda indirim oranının uygulanması tekrar bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy