MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan ...'nun avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların temsilcisi olduğu Ukrayna'da yerleşik ... firmasında sorumlu elektrik-elektronik mühendisi olarak 26.07.2008-19.01.2009 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ancak davalı tarafından müvekkili tarafından hak edilen tazminat ve bazı işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davacının yurtdışında kurulu ... Ltd. Şti. şirketinde çalıştığını, aralarında iş ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacıların ... şirketinde çalıştıkları, davalıların işveren olmadıkları, işveren vekili olsalar bile alacaklardan şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 06/11/2012 tarih ve 2012/15508 Esas, 2012/36421 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davalı ... ile davacı arasında iş kanunu kapsamında iş ilişkisi bulunduğu, davalı ...’ın ise işveren sıfatı ve taraf sıfatı bulunmadığı açıklanarak, davacının işçilik alacakları ile ilgili iddiası üzerinde durulması, delillerinin toplanması ve alacakların tespit edilmesi halinde tahsiline karar verilmesi; gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davada ise, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kısmen kabule karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
HMK 'nun 297. ve 298/2. maddelerine göre, hüküm fıkrası gerekçeye uygun olmalıdır. Gerekçe hüküm çelişkisi başlı başına bozma nedenidir. Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına da aykırıdır. 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
HMK.’un 297. maddesinde de verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; ihbar tazminatı talebiyle ilgili olarak mahkemece duruşmada tefhim edilen kısa kararda; “… İhbar tazminat alacak bedeli olarak brüt 10.219,76 TL.’nin, 100,00 TL.’sinin 28/04/2010 tarihinden itibaren, geriye kalanın 16/12/2011 tarihinden itibaren, yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınıp davacıya verilmesine, …” karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise aynı hususla ilgili olarak; “… b-Davacı tarafın ihbar tazminat talebinin (tashihen) reddine, …” denilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Duruşmada tefhim edilen ve hükmün esasını oluşturan hüküm özeti ( kısa karar ) ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişkili yaratılması usülün emredici hükümlerine aykırı olup, kararın usulden bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.