MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davalı avukatınca duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ödenmediği iddiasıyla fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, satış müdürü olan davacının kendi mesaisini belirlediğini, ibralaştıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 2012/29734 Esas, 2014/30577 Karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak:
"1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya arasında bulunan ve davacı tarafından imzalanan ibranamede fazla çalışma ücretinin de alacak kalemleri arasında bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, ibranameye karşı davacıdan diyecekleri sorularak tüm delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
3-Somut olayda, ibranamenin değerlendirilmesinden sonra geçerlilik durumuna göre davacı tanıklarının davacının hizmetinin bir kısmında birlikte çalıştıkları dikkate alınarak davacı tanıklarının birlikte çalıştıkları süre ile sınırlı olarak fazla çalışma hesaplanması gerektiği gözetilmeden tüm hizmet süresi üzerinden hesap yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacağın infazda tereddüte yol açacak şekilde net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak ek rapor alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Verdiği bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uyan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır.
Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin ilk kararı davalı tarafından temyiz edilmiş ve bozmadan önce fazla mesai ücretinden yapılan taktiri indirime ilişkin yapılan 1/2 oranına ilişkin davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Mahkemece fazla çalışma ücretinde 1/2 yerine 1/3 oranında takdiri indirim yapılarak davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali hatalıdır.
3-Hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca ibranamenin değerlendirilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy