MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.06.2016 gün ve 2016/17318 Esas, 2016/13604 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamında belirtilen davacı şirkete ait yetki tespitine konu .../... ve .../...'de bulunan her iki işyerinin de işletme merkezinin .../... olduğunun davacı vekili ve müdahil vekilince kabul edilmesi karşısında görevli mahkemenin Kanunun 2. Maddesinde belirtilen görevli makam olan işyeri Toplu İş Sözleşmesi için işyerini, işletme Toplu İş Sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu .../... Çalışma İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün bulunduğu yer olan ... Nöbetçi İş Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliğine aşağıdaki şekilde gerektiği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamından, işverene ait işyerlerinin faaliyet kodlarının SGK’ya işveren tarafından bildirildiği, işverenin bu beyanı doğrultusunda işkollarının belirlendiği, buna göre yetki tespitine konu olan 2 işyerinin, “11 nolu işkolunda” bulunduğu, işverene ait diğer işyerlerinin ise farklı işkollarında yer aldığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle işverene ait tüm işyerlerinin, farklı işkollarında yer alan işyerlerini de kapsayacak şekilde işletme olarak nitelendirilmesi ve işletme merkezinin de İstanbul olduğu kabul edilerek İstanbul İş Mahkemelerine yetkisizlik kararı verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, yetki tespitine konu olan ve ... ve Tarsus’ta bulunan iki işyerinin birlikte işletme oluşturduğunun kabulüyle, bu işletmenin merkezinin neresi olduğunun araştırılması, sonucuna göre 6356 sayılı Sendikalar Kanunun m.2/c bendi gereğince yetki hususunun değerlendirilmesidir.” gerekçesi ile verilen kararına karşı yerel mahkemece “Yargıtay bozma ilamında belirtilen davacı şirkete ait yetki tespitine konu .../... ve .../...'de bulunan her iki işyerinin de işletme merkezinin .../... olduğunun davacı vekili ve müdahil vekilince kabul edilmesi karşısında görevli mahkemenin Kanunun 2. maddesinde belirtilen görevli makam olan işyeri Toplu İş Sözleşmesi için işyerini, işletme Toplu İş Sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu .../... Çalışma İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün bulunduğu yer olan ... Nöbetçi İş Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliğine aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesi ile direnilmiş ise de 6356 sayılı Kanun’un 43/3 maddesi uyarınca kesin yapılan bozmaya karşı direnmenin mümkün olmayacağı ancak bozma sonrası davacı tarafından her iki işyerinin oluşturduğu işletmenin merkezinin şirket merkezi olduğunun beyan edildiği, davacı şirketin merkezinin .../...’de olduğu, yetki tespitine konu .../... ve ...’ta 11 sıra numaralı iş kolunda bulunan iki işyerinin oluşturduğu işletmenin merkezinin farklı bir yerde bulunduğunu gösterir delil olmadığından işletmenin merkezinin de şirket merkezi olacağı, bu nedenle kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ONANMASINA, 14/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy