MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, harcırah alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesi süresince fazla çalışma, hafta ve genel tatil günü ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücreti ve harcırah alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 24 saat çalışıp, 48 saat dinlenme tarzında vardiyalı çalıştığını, işyerinde çalışmasına karşılık serbest zaman kullandırıldığını, 24 saatlik çalışmada ise ara dinlenme kullanmaksızın kesintisiz çalışmanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 03/04/2014 tarih ve 2012/6440 Esas, 2014/11264 Karar, sayılı ilamıyla, davacının 24 saat çalışma 24 saat dinlenme sistemiyle çalıştığı, bu nedenle davacının fazla çalışma alacağı olup olmadığı Dairemiz ilke kararı gereğince belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK’nun 297. maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, bozma kapsamı dışında kalan alacak taleplerine ilişkin olarak, gerekçeli kararda kesinleşen kısımlar açısından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulacağı belirtilmiş ise de, hüküm fıkrasında anılan talepler hakkında doğru bir şekilde ilk karar gibi hüküm kurulmuştur. Ne var ki, bu taleplerle ilgili kurulan hükmün sonuna “… ilişkin kısmı kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına …” denilerek çelişki yaratılmıştır. Mahkemenin bu uygulaması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının (A) bendinin altı ve yedinci satırlarında yer alan “… ilişkin kısmı kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına…” sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 03/07/2017 günü oybirliği ile karar verildi.