MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, ücret zammı, sosyal yardım alacağı, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin işçi statüsünde ve belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile davalı belediyede temizlik işinde 14/11/2011 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, davalı belediyeden 14/11/2011 tarihinde nakil ile işten ayrıldığını, 16/11/2011 tarihinde Hani İlçe Milli Eğitim Kurumunda işçi olarak çalışmaya başladığını, müvekkiline davalı belediyedeki çalışma süresi boyunca gerek 4857 sayılı İş Kanunu gerekse üyesi olduğu sendika ile davalı belediye arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinden doğan hak ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, Haziran 2007 - 14/11/2011 tarihleri arasında ödenmeyen ücret zammı ve sosyal yardım alacağı, hafta tatili ücreti , ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücretinin alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı belediye vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ücretlerinin ve Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı tüm alacaklarının ödendiğini, davacının hafta tatili ücreti alacağı olmadığını, yıllık izinlerini kullandığına dair kayıtların olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin, hafta tatili ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının hafta tatili ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konularında hesap yapılırken davacı tanıklarının anlatımları dikkate alınmıştır. Söz konusu tanıkların, davalı aleyhine açılan davadan çıkacak karardan kendilerinin de menfaat sağlayacak durumda oldukları anlaşılmaktadır. Çalışma yapılan işyeri yerleşim ve nüfus yoğunluğu bakımından da iddia edildiği gibi hafta tatili ve genel tatillerde çalışmayı gerektirecek yoğunlukta çalışmayı gerektirmeyeceği açıktır. Hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışıldığının ispat külfeti davacı işçiye aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı ispatlanamadığından bu taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken sadece davalı işverenle husumetli tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Davalı Belediye vekili tarafından süresinde ve açıkça ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulmasına rağmen, Mahkemece gerekirse ek rapor da aldırılmak suretiyle ıslaha karşı zamanaşımı def’i değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesinin HMK’nın 297/2 maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.