MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 1. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının okul öncesi öğretmeni olarak davalı şirkete ait ... ilkokulunda 01.09.2015 tarihinde çalışmaya başlayıp, iş sözleşmesinin 31.08.2016 tarihinde feshedildiğini, SGK çıkış işleminin kod 5 (belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi) ile yapıldığını, davacının işten çıkarılacağını resmen 31.08.2016 tarihinde öğrendiğini, aynı gün iş akdi sonlandırılarak kıdem tazminatı ödemesi yapılıp imzasının alındığını, süresinde davalarını açtıklarını, davacının 01.09.2014-31.08.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, işyerinin özel eğitim kurumu olması nedeni ile yürürlükteki 5580 sayılı Yasa gereğince 01.09.2014-01.09.2015 tarihlerinde birer yıllık iş sözleşmesi yapıldığını, bunun yasa gereğince zorunlu olduğunu, ilgili kanunun 9. maddesine göre kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen... ile özel öğretim kurumu kurucusu veya temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesinin en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yapılması gerektiğini, en az bir takvim yılı ibaresinden açıkça bir asgari süre öngörüldüğünü, eğitim ve öğretim devam eden bir faaliyet olduğuna göre, asgari sürenin iki yılda, üç yılda olabileceğini, eğitim ve öğretim personeli ile yapılan sözleşmenin yasadan kaynaklanan asgari süreli iş sözleşmesi olup, süreli iş sözleşmesi olmadığını, tarafların bildirimli fesih haklarını asgari süre için ortadan kaldırdıkları belirsiz süreli sözleşmeler olup, asgari sürenin bitimi ile sözleşmenin kendiliğinden sona ermediğini, belirsiz süreli olarak devam ettiğini, bu konuda yargıtay içtihatları da bulunduğunu, davacının belirsiz süreli sözleşmesinin davalı işveren tarafından 31.08.2016 tarihinde bizzat çağrılarak ve kıdem tazminatı ödenerek feshedildiğini, daha önceden bildirim yapılmadığı gibi iş akdinin feshedildiğinin yazılı olarak da bildirilmediğini, fesih nedeni olarak hiçbir gerekçe gösterilmediğini, feshe gerekçe olarak gösterilecek bir konuda savunmasının alınmadığını, işverenin İş Kanunu'nun 18 ve 19. maddelerine uygun bir fesih yolu seçmediğini, belirli sürenin bitimini fesih gerekçesi olarak sunduğunu, ancak iş kanunu 17.maddeye göre fesih ettiğinin olaydan belli olduğunu ancak feshedilen sözleşmenin gerekçesi olmadığını iddia ederek; feshin geçersiz sayılmasını, davacının işe iadesine karar verilmesini ve İş Kanunu'nun 21. maddesindeki haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.09.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin asgari süreli ve 2 yıllık olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilleri ile davacı arasında 5580 sayılı Özel Öğretim kurumları kanunu maddesi ve ilgili yönetmelik uyarınca 25.05.2015 tarihinde iş akdi imzalandığını, buna göre sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.09.2015 olup, bitiş tarihinin 31.08.2016 olduğunu, iş sözleşmesinde tarafların hür iradesi ile herhangi bir baskı ve zorlama olmaksızın karşılıklık ilkesi uyarınca taraf dengesini de gözeten hükümleri uyarınca iş akdinin belirlenen süre sonunda kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiğini, yenilenmesine ilişkin şartların da ayrıca belirtildiğini, dolayısıyla dava dilekçesine ekli Yargıtay kararında belirtilen hususların iş bu sözleşmede ve somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, davaya konu uyuşmazlığın çözülmesinde öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin gözetilmesi gerektiğini, sözleşmenin asgari süreli sözleşme olup, belirsiz süreli olmadığını, davacı tarafla sözleşme yenilenmediğini, 08.02.2016 tarihli ekte ibraz edilen evrakta görüleceği üzere okul müdürünün davacı hakkındaki olumsuz, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin görüşünün bildirildiğini, dolayısıyla sözleşmenin haklı sebeplerle yenilenmemiş olmasının, sözleşmeye uygun olarak sürenin dolmasıyla birlikte davacının iş yerinden ilişiğinin kesilmesinin geçerli bir fesih olup, herhangi bir usule, yasaya ve hukuka aykırılık bulunmadığını, 4857 sayılı iş kanununda belirli süreli sözleşmenin şartlarının belirtilmiş olmasının yanında taraflar ve somut olay dikkate alındığında öncelikli ve özel olarak 5580 sayılı özel öğretim kanunun hükümlerinin iş bu davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin birden fazla kere yenilenerek belirsiz süreli hale dönüşmediği (belirli yada asgari süreli hizmet sözleşmelerinin birden fazla kere yenilendikleri takdirde belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dönüştüğü yerleşik Yargıtay uygulamaları ile kabul edilegeldiğinden), belirli süreli hizmet sözleşmesinin süre sonunda sona ermesi nedeniyle işe iade şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacının belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmadığını, işe iade davasının reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, ''taraflar arasındaki iş akdinin belirli süreli olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de özel okullarda çalışan öğretmenlere ilişkin iş akitlerinin asgari süreli iş akdi olarak kabulü gerekeceği, bu tür akitlerde çalışma süresinin belirtilmesinin sebebinin, tarafların akit süresince fesih haklarını kullanmayacakları taahhüdünde bulunmaları olduğu, çalışma süresinin iş akdini belirli süreli hale getirmediği, davalı işverenin davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini kanıtlayamadığı'' gerekçesiyle istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/1 fıkrasında, Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı Yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli il yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda 5580 sayılı Yasaya göre okul öncesi öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, takip eden belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması karşısında davacının 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki yasal şartları taşımadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL. karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 186,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 02.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.