MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Müvekkilinin 27/02/2010 tarihinden iş akdinin feshedildiği 31.12.2014 tarihine kadar davalı ... bünyesinde ara vermeden diğer davalı ... Güvenlik ve Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti nde ise iş sözleşmesine bağlı olarak 01.03.2014 ile 31.12.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunu, asıl işverenin özel güvenlik işini ihale ettiğini alt işverenin bu ihaleyi kazandığını ve alt işverene bağlı olarak çalışmaya başladığını davalı alt işverenin ihale bitiminde iş akdini sözlü olarak SGK çıkışının yapıldığını, müvekkilinin 09/03/2012 tarihinde Güvenlik - iş Sendikasına üye olduğunu, sendikanın 30/04/2014 tarihindeki seçiminde de disiplin kurulu yedek üyeliğine seçildiğini, müvekkili ile birlikte 391 kişinin sendikaya üye olması ile birlikte alt iş veren ile toplu sözleşme yapma yetkisini 27/03/2013 tarihinde alındığını, taraflar arasında ki görüşmelerde netice alınamamasından dolayı uyuşmazlığın Yüksem Hakem Kurulu tarafından sonuca vardırıldığını, bu süreç zarfında gerek davalı ... gerekse de alt işveren firma yetkilileri tarafından sendika üyesi çalışanlar üzerinde baskı yapıldığını, bunun neticesinde 391 olan üye sayısının 82 kişiye düştüğünü, müvekkilinin işine de sendika üyesi olduğundan dolayı son verildiğini, müvekkiline müracatı üzerine 31.12.2014 tarihli çıkış belgesi verildiğini, feshin yazılı şekil şartına uyulmadan yapıldığını ve bu nedenle geçersiz olduğunu beyanla, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde 4857 sayılı iş kanunu 21. Maddesine göre müvekkilin davalı iş yerine başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu sözleşmesi kanunu 25. Maddesi uyarınca müvekkilinin 1 yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere ve brüt ücreti tutarında belirlenmesi, kararın kesinleşmesine kadar boşta geçen süreler nedeniyle 4 aylık sosyal hakları ile brüt ücret tutarında ücreti ve diğer haklarının tahsilinin gerektiğine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 01/12/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacının fesih tarihinde ... Sendikası üyesi olmasının yanı sıra aynı zamanda Denetim Kurulu Yedek Üyesi olduğunu, dolayısıyla ... Sendikasında yönetici olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunundaki İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesini düzenleyen 24/3 maddesi hükmünden yararlanabildiğini, 6356 sayılı Kanun ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine aykırı feshin geçersiz olduğunu iddia ederek; 26.01.2015 tarihli dava dilekçesini 6100 sayılı HMK.nun 176. maddesi uyarınca ıslah etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının iş akdinin belediye tarafından değil diğer davalı şirket tarafından feshedildiğini, müvekkilinin davacının işvereni olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının davasını asıl işveren sıfatıyla yalnızca belediyeye yöneltmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davalı kurum ile şirketleri arasında gerçek anlamda bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının davalı belediyenin işçisi olduğunu, müvekkili şirketin sadece ihale alıcısı konumundaki taşeron firma olduğunu, diğer davalıdan aldığı ihalenin sona erdiğini, işe iade ile ilgili sorumluluğun tamamen Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu, davacı iş akdinin sendikal faaliyetten kaynaklanan bir nedenle feshedildiğini iddia ediyorsa bunu da yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda ıslahı dikkate almayarak fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmasının ve fesih nedeninin açık ve kesin olarak bildirilmesinin zorunlu olduğu, işverenlikçe bu gerekliliğe uyulmadığı, ispat külfeti altındaki işverenlikçe geçerli feshin varlığı kanıtlanamadığı, davalı belediyenin asıl işveren sıfatı ile kararın parasal sonuçlarından alt işverenle birlikte sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin sendikal nedene dayanması nedeni ile bir yıllık ücret tutarında tazminat ve 4 aya kadar boşta geçen süre ücretine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre; davalı ...'de özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının iş akdine 31.12.2014 tarihinde yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmaksızın son verildiği, davalı şirketin cevap dilekçesi ile feshin nedeninin ihale süresinin sona ermesi olduğunu beyan ettiği ancak bildirilen bu nedenin haklı ya da geçerli bir fesih nedeni olmadığı anlaşıldığından, mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının davalı şirkete ait işyerindeki işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davalıların bu yönü kapsayan temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, amatör sendika yöneticisi olan davacının, iş sözleşmesinin feshi nedeni ile 6356 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 24. maddesindeki işyeri sendika temsilcileri için getirilen güvence den mi yoksa aynı kanunun 25. maddesinde belirtilen sendikal tazminattan mı yararlanıp yararlanmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacı taraf önce dava dilekçesinde 6356 sayılı Kanunun 25. maddesine göre talepte bulunmuş, yargılama aşamasında ise ıslah sureti ile talebini 24. maddeye göre değiştirmiştir. Davacı taraf talebini değiştirdiğine göre HMK.’un 176. maddesi uyarınca bu ıslah işlemi geçerlidir.
İşyeri sendika temsilciliğinin (son fıkra nedeni ile amatör sendika yöneticisinin) güvencesi”, temsilcisinin feshe karşı korunması 24. maddede, sendika özgürlüğünün güvencesi, sendika üyeliği veya sendikal faaliyet nedeni ile feshe karşı koruma ise 25. Madde de ayrı ayrı ele alınmıştır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 24. Maddesi ile sendika temsilcileri için özel bir düzenleme getirmiş ve anılan maddenin son fıkrasında ise “madde hükümlerinin işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanacağı” belirtilmiştir.
Maddeye göre;
(1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir.
(2) Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay kesin olarak karar verir.
(3) Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır.
(4) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.
(5) Bu Madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır.”
Sendika işyeri temsilcisi ve amatör sendika yöneticisi için getirilen bu düzenleme, onlar için güvence getiren özel bir düzenlemedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesine ilişkin hükümlerde feshin geçersizliği, geçersiz bir fesih işlemine bağlanırken, sendika işyeri temsilcileri ve son fıkra gereği amatör yöneticiler için feshin haksız olması, haklı nedene dayanmaması yeterli kabul edilmektedir. Kısaca sendika temsilcilerinin iş sözleşmesi ancak haklı neden olduğunda feshedilmelidir. Bu kişiler açısından geçerli neden feshin geçersizliğini ortadan kaldırmayacaktır.
Diğer taraftan sendika temsilcileri için boşta geçen süre için 4857 İş Kanunu’ndaki 4 aylık azami süre sınırlaması kaldırılmış ve temsilcilik süresini aşamamak kaydı ile fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının ödeneceği belirtilmiştir. Temsilcilik veya yöneticilik süresini aşmayacak boşta geçen süre için ödenecek ücret ve haklar İş Kanunu’ndaki düzenlemenin aksine işe başvuru şartına da bağlı değildir.
Ayrıca en temel farklılıklarından biri temsilci veya amatör yönetici işe başlatılmak için başvurduğunda, başlatılmadığı takdirde işe başlatmama tazminatı yerine iş ilişkisinin başvurma ile devam ettiği kabul edilerek temsilcilik veya yöneticilik görevi süresince ücret ve diğer haklarının ödenmesinin öngörülmesidir. Ayrıca işe başvuru süresi 4857 sayılı İş Kanunu’nda 10 iş günü iken, bu süre sendika temsilcisi veya amatör yönetici için 6 iş günü olarak belirlenmiştir.
Belirtmek gerekir ki temsilci veya yöneticinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine karar verildiğinde, yasanın düzenlemesi gereği feshin sonucuna bağlandığı için talep olsun veya olmasın, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Bu düzenleme taleple bağlılık kuralının istisnasıdır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı geri çevirme kararı sonrası gelen evraklara göre kararda da belirtildiği üzere 30.04.2012-30.08.2015 tarihleri arası Sendika Disiplin Kurulu Yedek Üyesidir. Davacı 6356 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında yönetici sıfatında olup, ıslahla talep edilen 6356 sayılı Kanunun 24/3. maddesinden faydalanacak durumdadır. Bu nedenle mahkemece davacının yönetici olmadığı gerekçesiyle, 6356 sayılı Kanunun 24/3. maddesinden faydalanma talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır. Yukarı da belirtildiği üzere, yöneticinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak yöneticilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde yöneticinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmelidir.
6356 sayılı Kanunun 24. ve 4857 sayılı İş Kanununun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın KABULÜ ile feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalılardan alt işveren ... Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. işyerine İŞE İADESİNE,
3.Davacının 6356 sayılı Yasa'nın 24/3. maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde işe başvurması şartıyla, davalı işverence altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer haklarının davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğunda olması koşulu ile yöneticilik süresince ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
4.Davacı işçinin temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yaptığı harçlar dahil 172,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
7.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
8.Taraflarca yatırılıp da kullanılmayan gider avansı varsa ilgililere iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 20.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.