MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 32. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2000-2016 yılları arasında davalı iş yerinde öğretmen olarak görev yaptığını, yönetim tarafından yapılan gözlemler, sınıf disiplini, performans düşüklüğü nedenleri ile savunması alınmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, işe iadesine, 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve 8 aylık işe başlatmama tazminatını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin Ağustos sonu itibarı ile biteceğini, dava tarihinde devam ettiğini, belirli süreli olup iade kapsamında olmadığını, kendiliğinden sona ereceğini, başka bildirime gerek olmadığını, iş güvencesi kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; davacı işçinin 1999 yılından fesih tarihine kadar her yıl yenilenen l yıllık sözleşmelerle çalıştığı, 07.03.2016 tarihli tutanakta tutum ve davranışlarında önceki eğitim yıllarına göre iyileşme görülmüş isede 2015-2016 eğitim yılında da öfke kontrolü iletişimde sorun, meslektaşlarla ihtilaflı olmak özetle işe dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeni ile tutanak tutulup davacının imzasının bulunmadığı, 14.06.2016 tarihli tutanakta da Ağustos sonu itibarı ile sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiği, işçi imzasının bulunduğu, Nisan 2016 tarihli performans değerlendirme tutanağının düzenlendiği, orta düzey performans verildiği, işyeri kayıtlarında meslektaşları ile geçimsizliğine dair başkaca evraka rastlanmadığı, davanın 13.7.2016 tarihinde açılıp sözleşmenin Ağustos sonunda bitirileceğinin belirlendiği, ancak fesih tebliğinin 14. 06. 2016 tarihi itibarı ile yapıldığının anlaşıldığı, buna göre
somut olayda yenilenen yıllık sözleşmelerle yirmi yıla yakın hizmet ilişkisinin bulunduğu görüldüğünden, işin niteliği itibarı ile belirli süreli olarak kabulüne olanak bulunmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre de iş güvencesi kapsamında kaldığının görüldüğü, fesihten önce fesih gerekçesinin açık somut etraflıca ilgilisine bildirilmesi, geçerli nedene dayandığının ileri sürülmesi halinde savunması için makul süre verilmesi, bundan sonra başkaca istihdam olanakları yoksa fesih yoluna gidilmesi gerektiği, somut olayda, belirtilen şekilde prosedür izlenmediğinden, yöntemine uygun savunması alınmadığından bu nedenle fesih işleminin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç)İSTİNAF BAŞVURUSU:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili kurum arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu işe iadenin koşullarının gerçekleşmediğini, davacının belirli süreli iş sözleşmesinin davanın açıldığı tarihte devam ettiğini ve devam eden iş sözleşmesi uyarınca maaşının yatırıldığını, bir işçinin işe iade davasını açmakta hukuki bir yararı bulunmadığını davanın bu nedenle usulen reddi gerektiğini, taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesi sözleşmede belirlenen tarih olan 31/08/2016 tarihinin gelmesi ile kendiliğinden son bulduğunu, herhangi bir ihtara yada bildirime gerek kalmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf incelemesi ile kaldırılarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Tüm dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının yenilenen yıllık sözleşmelerle 20 yıla yakın hizmet ilişkisinin bulunduğu, işin niteliği itibari ile yerleşmiş Yargıtay içtihatları dikkate alındığında iş akdinin belirli süreli değil asgari süreli olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla davacının işe iade şartlarını taşıdığı, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki karar ve değerlendirmelerinin yerinde olduğu, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının haksız olduğu görülmüştür. Fesih bildiriminde "okul yönetimi tarafından yapılan gözlemler neticesinde, sınıf disiplini, öğrenci-veli ve meslektaşlarınızla iletişiminizde yaşadığınız sorunlar nedeni ile, okul yöneticileri tarafından uyarılmış ve desteklenmenize rağmen performansınızın düşüklüğü nedeni ile tüm haklarınız ödenmek suretiyle 31/08/2016 itibari ile sözleşmenizin sona ereceği tarafınıza bildiririz." yazılı olduğu, dikkate alındığında belirtilen fesih sebep ve gerekçelerinin açık olmadığı, disiplin ve performans iddiası ileri sürülmekle birlikte davacının bu konuda savunmasının alınmadığı, sadece bu iddialar yönünden 04/04/2016 ve 07/03/2016 tarihli değerlendirme tutanaklarının tanzim edildiği, ancak davacının imzasının bulunmadığı, bu tutanakların davacıya tebliğ edildiği ve savunmasının alındığı yönünde delil sunulmadığı görülmekle, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf sebep ve gerekçelerinin haksız olduğu kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
E)GEREKÇE:
4857 sayılı İş Kanununun 18/1 fıkrasında, Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 sayılı Yasa kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı içi yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşmenin asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.
Ancak; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas-2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da " 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı“ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ... öğretim kurumunda sosyal bilgiler öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, takip eden belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 sayılı Kanun'un 18 maddesindeki yasal şartları taşımadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin işe iade kararının BOZULMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL. karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 200,00 TLyargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 03.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy