MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde davalılar avukatlarınca temyizen incelenmesi, davalılardan ... Öğretim Kurumları A.Ş. avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/04/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı ... Öğretim Kurumları A.Ş. adına Avukat ... geldi. Diğer davalı ... Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş. adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 05.07.2007-29.8.2013 tarihleri arasında çalıştığını, 2011/Eylül ayından itibaren davalı ... Öğretim Kurumları A.Ş. ile diğer davalı ... Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş. arasında taşeron ilişkisi kurulduğunu ve bu tarihten sonra ise taşeron şirketin işçisi olarak aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini ve hizmet akdinin işveren şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ücret, kötüniyet tazminatı, ulusal bayram ve genel tatili ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Öğretim Kurumları A.Ş. vekili; davacının davalı işyerinde 05.07.2007-29.8.2013 tarihleri arasında çalıştığını, işyeri devir senedine göre 01.09.2011 tarihinden itibaren doğacak olan tüm haklardan davalı ... Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, işveren Şirket ... yetkililerinin yaptığı incelemeye göre işyeri olan okulun deposundan resim ve kırtasiye malzemelerinin çalınma olayı hakkında davacıdan savunma istendiğini, bu arada kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacının depoya izinsiz girdiğinin ve ürünleri dışarı çıkardığının tespit edildiği ve bu nedenle davacının hizmet akdinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar sebebiyle ... Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş. tarafından feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş. vekili; davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin haksız olduğunu, dosyaya sunulacak olan CD kayıtlarında görüleceği gibi davacının hırsızlık olayına karışması sebebiyle hizmet akdinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışları sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak fesih bildiriminde davacının hırsızlık yaptığının iddia edilmediği, davacıya iş sözleşmesinin depodan çıkan mallarla ilgi tahkikatın devam ettiği açıklanarak, ahlak ve iyiniyet kuralarına uymayan davranışlar sebebiyle 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi gereğince feshedildiğinin bildirildiği, yaşandığı iddia edilen hırsızlık olayına dair suç duyurusunda bulunduğuna ilişkin savunmanın olmadığı, tahkikat aşamasında olduğu belirtilen bu olayla ilgili olarak görev yeri değişikliği teklifinin kabul edilmemesi üzerine iş akdinin feshedildiği tanık anlatımlarında geçmekle birlikte esasen bu aşamalardaki beyanlarından anlaşılacağı üzere davalı tarafın da bu durumun kabulünde olduğu, yapılan bu açıklamalar çerçevesinde davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı olmadığı, bir an için ortaya çıkan bu olay nedeniyle işverenin şüpheye düşmesinin doğal olduğu kabul edilse dahi bu durumun geçerli feshe neden oluşturacağı, bunun da kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasına engel olmayacağı, işyeri değişikliğine ilişkin prosedürün ise uygulamaya konulamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve davalı ... Tesis Şirketi vekilinin temyizden feragat yetkisinin bulunmadığından bu yöndeki talebinin sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre, davalı ... Tesis Şirketi’nin tüm davalı ... Şirketi’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukukî esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukukî dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukukî sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesi hükmü, "Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir. Bu maddeye göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser. (818 sayılı BK. Mad.134)
Dosya kapsamına göre, davalılardan ... Tesis Yön. Hizm. A.Ş. vekilince cevap dilekçesinde davaya karşı zamanaşımı definin ileri sürülmesine karşın, diğer davalı ... Öğretim Kurumları A.Ş. vekilince bu definin ileri sürülmediği görülmüştür. Her iki davalının asıl-alt işveren ilişkisi kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu dönem mevcuttur. 6098 sayılı Kanun’un anılan maddesine göre müteselsil borçlulardan birinin ileri sürdüğü zamanaşımı definin diğer müteselsil borçluya da sirayet ettirilmesi gereklidir.
Bu kapsamda; Mahkemece davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı defi hakkında değerlendirme yapılıp sonuca gidilmesi gerekirken gerekçesi gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı ... Öğretim Kurumları A.Ş. yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.