MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 6. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu kabul etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının altı yıldır davalı şirketin ... Mağazasında mağaza müdür yardımcısı olarak çalıştığını, 13.06.2016 tarihinde mağaza stoğunda olmadığı halde veya defolu olarak iade edilen ürünlerin ve teşhir ürünlerinin stoklarda gösterildiği gerekçesi ile haksız ve kötü niyetli olarak iş akdinin feshedildiğini, fakat stoklar ve sayımların mağaza çalışanları tarafından değil şirket merkezinden gelen özel bir ekip tarafından bağımsız olarak yapıldığını ve kayıt altına alındığını dolayısıyla bu tespit yapılmamışsa mağaza müdürü ve merkezden gelen ekibin sorumlu olduğunu, mağaza müdürünün yakınına davacının önünde bedelsiz ürün verdiğini iddia ettiklerini, fakat mağaza müdürünün yaptığı eylemden dolayı müvekkilinin suçlandığını, müvekkilin savunması alınırken kamera kayıtları izlettirilmediğinden açıkça ne zaman ve ne şekilde olduğu bilinmese de müvekkilinin mağaza müdürünün bu ürünü ücretsiz verdiğini bilmesine imkan olmadığını, kasa avanslarından kaynaklı kasa açığı ve kasa kapanışları hakkında evrak imzalattığını iddia ettiklerini fakat altı yıldır çalıştığı mağazada her zaman kasadan çalışanların aldığı avansların müdürün emriyle faturalarla daha sonra kasaya aktarılmak üzere yapıldığını, aynı gün fatura getirilemediği durumlarda yapılan harcamaların tespit edilip kasanın günlük eksiksiz olarak kapatıldığına dair tutanak tutulduğunu, faturalar geldiğinde kasaya eklenmek suretiyle kasaya eklendiğini, davalının kötü niyetli olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işverenin güvenini kötüye kullanarak, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sergilediğini, mağazada çalışan diğer personellerden alınan beyanlar ve kamera görüntüleri ile sabit olan fiiller sebebiyle de iş akdinin, İş Kanununun 25/II-e maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiğini, davacının müdür yardımcısı olarak çalıştığı mağazada gözetimi ve denetimi altında bulunan, kontrol ve gerektiğinde engellemesi gereken hadiseleri adete görmezden geldiğini, mağaza müdürünün şirket aleyhine yaptığı eylemleri işverenine bildirmekten imtina ederek adeta desteklediğini, nakit satışlarda fatura verilmediğini, mağazanın kasa nakdinde eksik olduğu halde kasanın tam olduğuna dair personele imza attırmaya ve kasada açık çıktığında adeta yokmuş gibi yanlış beyanla kasa raporlarının kapatılarak örtbas etmeye çalıştığını, kullanılmış eski ürünlerin, defolu olarak iade edilen ürünlerin, mağaza stoğu olmayan ürünlerin stoklara dahil edilerek stok durumunun usulsüz olarak değiştirildiğini, mağaza müdürünün yakını olan kişiye bedelsiz olarak ürün verildiğini, davacıdan tüm bu konularda savunmasının istendiğini, diğer tüm çalışanların samimi beyanları ve kamera görüntüleri karşında elde edilen bulgular değerlendirildiğinde davacının savunmalarının ve gerekçelerinin yeterli ve geçerli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, mağazadaki usulsüz işlemleri mağaza müdürünün yaptığı, çalışanlar arasında mağaza müdürünün usulsüz işlemler yaptığına ilişkin söylenti olduğu, davacının herhangi bir usulsüz işleminin ve mağaza müdürünün eylemlerine iştirak ettiğine veya bilerek göz yumduğuna dair bir delil bulunmadığı, satış danışmanı olan tanıkların da davacı kadar mağaza müdürünün eylemleri hakkında bilgi sahibi oldukları, ancak sadece usulsüz işlemleri yapan mağaza müdürünün ve müdürün eylemlerine iştirakı olmayan davacının işten çıkarıldığı, davacının işten çıkarılması için haklı veya geçerli bir sebebin olduğunun davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince, tarafların ortak tanığı olan ...'nın beyanı itibariyle davacının işverenine bağlılıkla bağdaşmayan eylemleri ve ihmalinin sabit olduğu belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi ve fıkrası uyarınca ... 6. İş mahkemesinin 2016/562 Esas, 2017/125 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince tarafların ortak tanığının beyanı esas alınarak davacının işverenine bağlılıkla bağdaşmayan eylemleri ve ihmalinin sabit olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de tüm tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde, mağazadaki usulsüz işlemleri mağaza müdürünün yaptığı, mağazada çalışanlar arasında mağaza müdürünün usulsüz işlemler yaptığına ilişkin söylentiler olduğu, davacının herhangi bir usulsüz işleminin olmadığı, davacının, mağaza müdürünün eylemlerine iştirak ettiğine veya bilerek göz yumduğuna dair bir delil bulunmadığı, satış danışmanı olan tanıkların da davacı kadar mağaza müdürünün eylemleri hakkında bilgi sahibi oldukları ancak sadece usulsüz işlemleri yapan mağaza müdürü ve müdürün eylemlerine iştirakı olmayan davacının işten çıkarıldığı, davacının işten çıkarılması için haklı veya geçerli bir sebebin varlığının davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesinin feshi haklı ve geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 ve 6100 sayılı HMK.’un 373. Maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen iş akdinin feshinin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı işyerindeki işine İADESİNE,
3-Davacının kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde davalı işverene işe başlamak için başvuruda bulunmasına rağmen davalı işveren tarafından 1 ay içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatının miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğine, davacının işe başlatılması halinde davacıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatı var ise bu alacakların mahsubuna,
5-Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6- Davacının yaptığı harçlar dahil 497,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2018 tarihinde kesin olarak, oy birliği ile karar verildi.