MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 3. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 27/12/2006 tarihinde tıbbi mümessil olarak çalışmaya başladığını, davacının iş akdinin 03/12/2015 tarihinde geçersiz nedenle feshedildiğini, davacının kendi sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirdiğini, davalı şirkete müşteriler kazandırdığını, hedeflerinin hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde ve olağanüstü bir çalışma ile gerçekleştirilemeyecek derecede artırıldığını, son bir yıl içinde sürekli savunma istendiğini, davacıdan daha düşük performans gösteren çalışanlardan savunma dahi alınmadığını ve feshin son çare olma ilkesinin göz ardı edildiğini iddia ederek; davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin olarak 4 aylık bürüt maaşı ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin ve işe iadesinin gerçekleşmemesi halinde 8 aylık brüt maaşı tutarında tazminatın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespite karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesinde tıbbi mümessilin görev ve sorumluluklarının belirtildiği, ancak bu sözleşmenin etkin bir performans sistemi olmadığı, davalı şirket tarafından davacı işçiye çalıştığı süre içinde tebliğ edilen, belirli dönem başında hedefleri üzerinde anlaşılan, belirli, net, açık ölçülebilir, ulaşılabilir, makul kriterlerle belirlenmiş bir performans sisteminin bulunmadığı, yine belirlenen aksaklıkların giderilebilmesi için davacı işçiye etkin bir koçing desteği verilmediği, işçinin işletmeye kazandırılması için ihtiyaç
duyduğu eğitimler verilerek destek sağlanmadığı, yine davalı şirketin işletmesel hacmi, davacının tecrübe ve eğitim durumu dikkate alınarak görev ve pozisyon değişikliği veya çalıştığı bölge/bölüm değiştirilerek veya kendisine bağlı birimler azaltılarak, bölgesi daraltılarak çalıştırılması gibi herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, ayrıca davacı işçinin performansının yükseltmek için gelişim planı yapılmadığı, davacının eksik ve yetersiz yönlerinin giderilmesi için eğitim ve mesleki desteğin verilmediği, yönlendirme, motivasyon ve koçluk çalışmalarının yapılmadığı anlaşılmakla davalı şirketin davacının performansının düşük olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı ve iş akdinin feshinin ölçülülük ilkesine uymadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının sözleşmesinde performansına ve meslek yeterliliğine ilişkin ödev ve görevlerinin olmasına ve kendisine her türlü teknik, maddi/manevi destek sağlanmış olmasına rağmen, performans düşüklüğü meydana geldiğini ve bu durumun sözleşmesinin sona ermesine kadar devam ettiğini, diğer işçilerle karşılaştırıldığında şirketi zarara uğratacak şekilde performansının düşmesi üzerine kendisinden defalarca savunma talep edildiğini, iş akdinin feshedilmesinde son çare ilkesinin de benimsendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacı işçinin, davalı işyerinde tıbbi mümessil olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin performans yetersizliği nedeniyle yani, işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenle feshedildiği, sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği konusundaki ispat yükü davalı işveren üzerinde olmasına rağmen davalı işveren tarafından herhangi bir performans değerlendirme sistemine ilişkin belge sunulmadığı, fesih gerekçesini ispatlamak adına davacının performans değerlerini, verilen hedefleri, davacının hedef gerçekleştirme oranlarını somut ve objektif bir şekilde ortaya koyan açık ve somut performans değerlendirme formlarının dosyada yer almadığı; yine davacının eksik ve yetersiz yönlerinin giderilmesi için eğitim ve mesleki desteğin verilmediği; yönlendirme, motivasyon ve koçluk çalışmalaranın yapılmadığı; işçinin işletmeye kazandırılması için ihtiyaç duyduğu eğitimler verilerek destek sağlanmadığı; davalı şirketin işletmesel hacmi, davacının tecrübe ve eğitim durumu dikkate alınarak görev ve pozisyon değişikliği veya çalıştığı bölge/bölüm değiştirilerek veya kendisine bağlı birimler azaltılarak, bölgesi daraltılarak çalıştırılması gibi herhangi bir çalışmanın yapılmadığı anlaşılmakla davalı şirketin davacının performansının düşük olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı ve iş akdinin feshinin ölçülülük ilkesine uymadığına dayanan ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Mahkemece, feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetli olup, davacı işçinin işe başlama başvurusu üzerine davalı işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaması haline ilişkin işe başlatmama tazminatı tayininde; tefhim edilen kısa kararda tazminat miktarının 5 aylık brüt ücret olarak belirlenmesine rağmen, gerekçeli kararda 4 aylık brüt ücret olarak belirlenmesi sureti ile kısa karar – gerekçeli karar çelişkisine neden olunduğu, bu durumun 6100 sayılı HMK’nın 298/2. maddesine aykırı olduğu, asıl olanın duruşmada tefhim edilen kısa karar olmasına rağmen davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle hükmün yeniden kurulması gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine, davacının davalı işveren nezdindeki işine iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi dikkate alınarak taktiren davacının 4 aylık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından, 27,70 TL peşin harcın mahsubu ile 8.20 TL bakiye karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 434,50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9- Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2018 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy