MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 35. İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusund bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı ....' de 03/12/2012 tarihinden, iş akdinin haksız ve geçerli nedene dayanmadan fesih edildiği 28/04/2016 tarihine kadar, hiç ara vermeksizin Avrupa Yakası ve Trakya Saha Satış Uzmanı olarak çalıştığını, davalı işverence müvekkiline herhangi bir bildirim, ihbar veya uyarıda bulunmaksızın iş akdinin feshedildiğini, davacının iş akdinin feshinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, iş verenin işçiyi işe başlatmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminatın, boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücretin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin, başka bir çalışanla yapmış olduğu telefon görüşmesini karşı tarafın muvafakatini almaksızın kayıt ederek işverinin güvenini sarsması nedeni ile feshedildiğini, iş akdinin feshi için davacının müvekkil şirket insan kaynakları müdürlüğüne davet edildiğini, ancak davacının fesih bildirimini tebliğ almaktan imtina ettiğini, bunun üzerine davacının müvekkil şirkete beyan ettiği ve işe girişinde ikametgâh ilmühaberi ile bildirdiği adresine ... ... 22.Noterliğinin 28.04.2016 tarih ve 11890 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesih bildirimi gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacıya yapılan usulüne uygun bir fesih bildiriminde bulunulmaması ve savunmasının alınmaması nedeniyle davacının iş akdinin feshi usulüne uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, her ne kadar mahkemece açılan davanın kabulü ile davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş ise de, tüm dosya kapsamına göre davacının iş akdinin yazılı olarak iş kanunun 25-2-e maddesi gereğince fesih edildiği, haklı fesihlerde fesihten önce işçinin savunmasının alınmasının zorunlu olmadığı, iş kanunun 25-2-e maddesine göre " işçinin, işverenin güveni kötüye kullanma, hırsızlık yapmak işverenin meslek sırlarının ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunulmasının" işveren yönünden haklı fesih sebebi olarak gösterildiği, işçinin iyi niyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmiş ise, yani güven temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkının doğacağı, somut olayda ; davacının iş yerinde çalışma arkadaşı Özüm Binboğanın kendisiyle olan telefon görüşmeleri sırasından Özüm Binboğanın bilgisi ve rızası olmaksızın telefon görüşmelerini kayda aldığı ve bu görüşmeleri yine dava dışı Özüm Binboğanın rızası ve bilgisi dışında yöneticileriyle paylaştığı, davacının bu davranışının şirket içi güven duygusunu zedeleyip, iş yerinde çalışma barışınında bozulduğu, davacının iyi niyet ve ahlak kurallarına uymayan bu eylemi sonucunda iş ilişkisine devam etmenin işveren açısından çekilmez hale geldiği, böylelikle davacının feshe konu eyleminin bu şekilde haklı fesih nedeni oluşturduğu, bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile iş akdinin haklı nedenle fesih edildiği kabul edilerek davanın reddine karar vermek yerine, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olduğundan, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
F)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G)Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkda, davacının iş akdi 28/04/2016 tarihinde yazılı olarak, 23/04/2016 tarihinde çalışma arkadaşı Özüm Binboğa ile ilgili olarak taraflarına e-mail yolu ile gönderdiği bildirimde kendisi ile olan telefon görüşmelerini, Özüm Binboğanın bilgisi ve rızası olmaksızın kayda aldığı, Özüm Binboğanın kendisiyle konuşurken saygı çerçevesi dışında ifadeler kullandığını belirtiğini, bu konunun şirket tarafından değerlendirileceğini, çalışma arkadaşının bilgisi ve rızası olmadan onunla yapılan görüşmeyi izinsiz olarak kayda almak ve bu kullanmanın kabul edilebilir bir davranış olmadığını, şirket açısından etik olmadığını bu nedenle İş Kanununun 25/2-e maddesi uyarınca haklı sebeple derhal ve tazminatsız olarak feshedilmişse davacının kendisine yapılan eylemi ispatlamak ve kanıt elde etmek amacıyla ses kaydını oluşturduğu Yargıtay 18 Ceza Dairesinin 2015/7519 esas ve 2015/9311 karar numaralı ilamında da belirtildiği üzere kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğu ve davacının kendisine telefonda hakaret içeren sözler söylendiği sırada hakaret eylemine yönelik başkaca kanıt elde etmesine imkan bulunmaması nedeniyle konuşmayı cep telefonuna kaydetmesinin hukuka aykırılık oluşturulmadığı, ayrıca davacının iş akdi çalışma arkadaşının bilgisi ve rızası olmadan onunla yapılan görüşmeyi izinsiz olarak kayda alması sebebiyle feshedilmişse de davacıya telefonda küfrettiği anlaşılan dava dışı çalışanın iş akdinin feshedilmediği, bu çalışana yalnızca uyarı verildiği, bu durumun da eşitlik ilkesine aykırı olup, feshin geçersiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davacının davranışının şirket içi güven duygusunu zedeleyip, iş yerinde çalışma barışının da bozulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H)Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 35,90 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6.Davacının yaptığı harçlar dahil 277.70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak, 04.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.