MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı Şirket vekili, müvekkilinin 4447 sayılı Kanun'a 5921 sayılı Kanun ile eklenen geçici 9. madde ile getirilen teşvik uygulamasından yararlanırken, yine aynı Kanun ile eklenen geçici 10. madde kapsamında teşvik uygulamasından faydalandığını, bu doğrultuda 2009/10 ve 2010/08 ayları arası sigorta bildirimlerini elden, 2010/9. ayından itibaren de dilekçe vermeden 5921 sayılı Kanun kodu seçilerek internet üzerinden yapıldığı, müvekkili Şirket yetkililerinin bu teşvikten yararlanmakta iken 2011 yılı Nisan ayında Küçükçekmece SGM'den bu uygulamadan ne kadar süre ile yararlanacaklarını sorduklarını ve "sistem beyannameyi alıncaya kadar" cevabını aldıklarını, müvekkili Şirketin tekrar bilgi istemesi üzerine SGK Başkanlığı'nın 17/05/2011 tarihli ve 805 sayılı yazısı ile "2010/4. ayından itibaren kapsam dışı olduğunun" kendilerine bildirildiğini, bunun üzerine 27/05/2011 tarih ve 11289981 sayılı dilekçe ile kuruma başvurarak yararlanmanın kanuna uygun olduğu, bir kez daha inceleme yapılmasını talep ettiklerini, bu yazıya red cevabı ile birlikte 2011/6 hesap döneminden 2012/5 hesap dönemine kadar yararlanılan dönemin iptal edildiğini, bu yazıya itiraz ettiklerini, itirazın da reddedildiğini, müvekkili Şirketten indirime esas tutar ile gecikme zammının talep edildiğini, itirazı kayıt ile birlikte para borcunu taksit ile ödemeye başladıklarını, hatalı işlemden kurumun sorumlu olduğunu ileri sürerek, borçlu bulunmadıklarının tespitine, ödenen 26.000,00 TL 'nın davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, 6111 sayılı Kanun ile düzenlenen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinde öngörülen teşvikin SGK tarafından yayınlanan 2011/45 sayılı Genelgede açıklandığını, davacının genelgede belirtilen şartları taşımadığını, davacıya bu durum açıklanarak tebligat gönderildiğini, davacının 1 ay içinde gerekli işlemleri yapmaması üzerine Kurumca iptal ve ek işlemlerin resen yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece 3 ayrı bilirkişiden rapor alınarak işin esası incelendiği, yargılama sırasında alınan 29/11/2013 tarihli ilk bilirkişi raporunda özetle; davacının 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9. ve 10. madde hükümlerinden 2010/04 - 2012/03 devresinde yersiz faydalandığını, ancak SGK 'nın sisteminin bir uyarı vermeksizin verilen bilgileri kabul etmesi nedeniyle hatalı olduğu, davacının sözlü ve yazılı olarak Kuruma başvurmak suretiyle işlemin doğruluğunun araştırarak iyi niyetini ortaya koyduğu, belirtilen dönemlere ait yersiz yararlanılan prim indirimi tutarını iade etmesi gerektiği, gecikme zammı ve faizi ödememesi gerektiği kanaati bildirildiği, itiraz üzerine alınan 2. bilirkişi raporunda; davalı Kurum tarafından 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9.v 10. Madde hükümleri çerçevesinde 2009/113, 2010/33 ve 2011/45 sayılı genelgelere göre yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunun belirtildiği, raporlar arasında çelişki olması üzerine alınan 3. bilirkişi raporunda ise; davacının iyi niyetli olduğu, davalı Kurumun ödediği prim teşviklerini geri istemesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, 26.000,00 TL prim teşviklerini iade etmemesi gerektiği kanaatinin belirtildiği, Mahkemelerince, birbirini doğrulayan 1. ve 3. bilirkişi raporundaki kanaate iştirak edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, ödediği 26.000,00 TL 'nın istirdadına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davalı Kurum tarafından davacı Şirket’in 4447 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. ve 10. madde hükümleri kapsamında 2010/04 ilâ 2012/03 devresinde yersiz olarak prim teşvikinden faydalandığının tespiti üzerine haksız elde ettiği bu bedelin gecikme zammı ve cezası ile birlikte tahsili talebini müteakiben, davacı Şirket eldeki dava ile borçlu olmadığının tespiti ile bugüne kadar ödediği toplam 26.000 TL.nin istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece yargılama safhasında üç ayrı bilirkişiden rapor alınmış, alınan bu raporların ilkinde yersiz yararlanılan prim tutarının iadesi ile davacı iyi niyetli olduğundan gecikme zammı ve tutarının ödenmemesi gerektiği yönünde; ikincisinde kurum işleminin yerinde olduğu yönünde, üçüncüsünde ise davacının iyi niyetli olduğundan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen meblağın istenemeyeceği yönünde tespit ve değerlendirmelerin yapıldığı görülmüştür.
Mahkeme ise birinci ve üçüncü raporlardaki kanaate iştirak edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bu iki raporda varılan sonuçların ve değerlendirmelerin birbiriyle örtüşmediği anlaşılmakla, bu yönüyle karar isabetsiz bulunmuştur.
Öte yandan dosya içeriğindeki bilgi, belgeler ile bilhassa üç farklı bilirkişiden alınan raporlardaki tespit ve değerlendirmelerden, davacı Şirketin prim teşvikinden yersiz faydalandırıldığı, ancak bu durumun kendinin haksız ve kusurlu bir eylemi ile gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı Kurumun yersiz faydalandırılan teşvik tutarının tahsiline ilişkin işlemi yerinde ise de işsizlik sigortası fonundan yersiz olarak karşılanmış olan bu sigorta primlerinin ödeme vadesinin bittiği tarihten itibaren gecikme zammı ve cezası uygulanılarak istenilmesi yerinde değildir.
Bu bağlamda, yersiz faydalandırılan teşvik tutarının tahsiline ilişkin davacıya yapılan tebligat ile davacının iyi niyeti ortadan kalkacağından, ancak bu tebliğ tarihinden itibaren gecikme zammı ve cezasının uygulanabileceği de gözden kaçırılmamalıdır.
Açıklanan nedenlerle dosya içeriği ile tutarlı olmayan ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.