MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, tatil yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kurumda 1996 yılından itibaren ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne geçiş tarihi olan 04/11/2011 tarihinde kadar çalıştığını iddia ederek ulusal bayram, genel tatil, yıllık izin ve fazla mesai ücretleri ile 10 yevmiye tutarındaki tatil yardımı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kurumlarında çalışırken başka bir işyerine geçiş yaptığını, belediyede çalışırken her hangi bir fazla mesai yaptığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığını, ücret alacaklarının da zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece ilk kararında, başka bir kuruma geçiş yapan işçiler yönünden iş akdinin feshi söz konusu olmadığından, feshe bağlı işçilik alacaklarının doğmayacağı ve kamuda çalışan işçilerin fazla ...,hafta tatili,ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin çalışmalarının ispatında kurum kayıtlarının zorunlu görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün temyizi üzerine 7.Hukuk Dairesi 01.06.2016 Tarih, 2015/2798 E.-2016/12026 K. sayılı ilamı ile , “Somut olayda; davacı, fazla ... yaptığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının bu şekilde çalışması olmadığını savunmuştur. Davacı tanıkları “sabah sekiz, akşam altı saatleri arasında çalıştık, bir ayda üç hafta boyunca haftanın yedi günü çalışırdık, bir hafta ise hafta içi beş günü çalışıp Cumartesi Pazar günü izin yapardık” şeklinde, davalı tanığı ise “hafta içi 5 gün çalışırlardı, hafta sonu Cumartesi - Pazar için de mesai yazılırdı, hafta içi ... saatleri sabah 08:00 akşam 17:00 idi, normalde il içinde bulunup bu işte çalışan kişiler gerek olduğunda akşam 17:00 dan sonra da çağırılırlardı veya çalışırlardı ancak davacı ... köyde oturduğu için kendisi çağırılmazdı, bu sebeple de mesai saati dışına taşan çalışması sadece Cumartesi - Pazar günleri olurdu” şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Dosya içinde bulunan belgelerde ise davacının ayın 3 haftasında, haftanın 5 günü, 1 haftasında ise Cumartesi, Pazar da ek olarak çalıştığı görülmektedir. Mahkemece, davacının davalı Belediyede çalıştığı dönemde fazla ... yaptığına, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmış olduğuna ilişkin kayıt bulunmaması gerekçesiyle fazla ... ve ulusal bayram genel tatil ücretleri alacaklarının reddine karar verilmiştir. Fazla ... yaptığını işçi, fazla ... ücreti ödediğini işveren ispatlamak zorundadır. Dosya içeriğindeki belgelere itibar edilse dahi davacının haftanın 7 günü çalıştığı haftalarda fazla ... ücretine hak kazanacağı açıktır. Dosya bilirkişiye tevdi edilerek davacının haftalık bazda fazla çalışmasının olup olmadığı, yine bu ... şekline göre ulusal bayram genel tatillerde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile bu alacak taleplerinin reddine karar verilmesi bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ayın 3 haftasında haftanın 5 günü, bir haftasında haftanın 7 günü çalıştığı,bu durumda fazla ... ücretine hak kazandığı, haftanın 7 günü çalıştığı haftalarda hafta sonuna ve diğer haftalarda hafta içine denk geldiği oranda ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazandığı, iş akdinin feshi söz konusu olmadığından yıllık izin ücreti ve tatil yardımına hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 01.11.2012 yerine 19.09.2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğindedir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dosya içeriğine göre bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Mahkemece verilen ilk karar davacının temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.06.2016 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 11.04.2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmış, Mahkemece ıslaha değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır.
3-Bozma sonrasında ıslah yapılamayacağından, geçersiz ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi ise sonuca etkili görülmemiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.